|
|
 |
|
TARİH,
KÜLTÜR, DOĞA |
|
VE
|
|
TERMAL
TURİZM ŞEHRİ
|
|
YOZGAT |
|
Tarihi:
Yozgat,
Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden biridir.
Alişar Höyüğünde 5000 yıl öncesine ait eserler
bulunmuştur. Yozgat’ın tarihi kronolojisine
baktığımızda; Hititlerin, Friglerin, Kimmerlerin,
Perslerin, Kapadokya Krallığının, Galatların, Doğu
Roma ve zaman zaman İslam ordularının hâkimiyetinde
kaldığını görürüz. Yozgat İli toprakları Anadolu’da
ilk siyasi birliği kuran ve Anadolu’da tarih
devrinin başlangıcı sayılan Hitit’lerin sınırları
içerisinde en kalabalık yerleşim merkezlerinden
biriydi.
Bozok(Yozgat) çevresinde Türk - İslam izleri
Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra başlar. 1728’de
Çapanoğullarından Ahmet Ağa, Yeni İl Has
Mütesellimliği’ne getirilmiştir. 1741 yılında, Bozok
Mütesellimliği görevine atanan Çapanoğlu Ahmet Ağa,
bundan sonraki yıllarda etkinliğini komşu
sancaklarda da duyurmuştur. Osmanlı Devleti’nce
1745’de “Kapıcıbaşılı” payesiyle ödüllendirilen
Ahmet Ağa, Yozgat ve yöresinde bazı bayındırlık
hareketlerine girişerek, halkın desteğini
kazanmaya özen göstermiştir. Çapanoğulları, merkezi
yönetimle uyum içinde olmayı sürdürmüşler; 1755’de
İstanbul’da ortaya çıkan et sıkıntısını gidermek
üzere koyun göndermeleri karşılığında Bozok Sancağı
malikâne olarak Çapanoğlu Ahmet Ağa’ya
verilmiştir.
Yozgat, 1320 m yükseklikte olan Bozok Platosu
üzerinde kurulmuş bir kenttir. İlkçağın önemli
başkentlerinin ortasında kurulan Yozgat, ayrıca
önemli yol kavşaklarının üzerindedir. Doğu ile
Batıyı birbirine bağlayan Kral Yolu; Yozgat
yakınlarında (Tavium ve Muşallim), güney (Adana) ile
kuzeyi (Samsun ) birbirine bağlayan Kadim Yol
Sorgun’dan geçer. Ayrıca Selçuklu döneminin İpek
Yolu ve Osmanlı Döneminin yolları ile
Ordu Yolu bu ilin topraklarından geçer.
Coğrafya
:
Yozgat ili büyük çoğunluğuyla İç Anadolu Bölgesinin
Orta Kızılırmak Bölümünde yer almaktadır. İl
topraklarının kuzey bölümleri Orta Karadeniz
Bölgesinin güneyinde kalan iç kesimlerinde yer alır.
81 il arasında toprak genişliği bakımından 15.
sırayı alır. Yüzölçümü büyüklüğü bakımından
Ülkemizin önemli yönetim bölgelerinden biridir.
Matematiksel konum
itibariyle başlangıç meridyenine göre 34 ° 40’ - 40
° 18 ’ paraleller - daireler arasında kuzeyde yer
almaktadır. İl toprakları doğudan Akdağlar, güneyden
Delice Irmağı Vadisi, kuzeyden Deveci Dağları gibi
fiziki unsurlarla çevrilidir.
İl yönetim
sınırları ise,
kuzeyden
Çorum, Amasya, Tokat; doğudan Sivas; güneyden
Kayseri, Nevşehir, Kırşehir ve batıdan Kırıkkale ile
çevrili olan Yozgat’ın denizden yüksekliği 1300 m.
olup, yüzölçümü 14037 km² dir. Yozgat yöresinde,
yazların kurak ve sıcak, kışların soğuk ve sert
geçtiği karasal iklim hakimdir. Genel olarak Temmuz
ve Ağustos en sıcak aylardır.
İle bağlı 13
ilçe vardır. Bunlar Akdağmadeni, Aydıncık,
Boğazlıyan, Çandır, Çayıralan, Çekerek, Kadışehri,
Saraykent, Sarıkaya, Sorgun, Şefaatli, Yenifakılı ve
Yerköy’dür.
Yozgat İlinin
Adı :
Bir
rivayete göre, Yozgat Saray Köyünden itibaren
aşağıdan yukarıya doğru kat kat yükselişinden ve
rakımının yüksekliğinden dolayı önceleri yöreye
“Yüzkat” denildiği, zamanla bu isim söylene söylene
“Yozgat” halini aldığı bilinmektedir. Birinci
Büyük Millet Meclisinde Kütahya Milletvekili
tarafından verilen önerge ile Yozgat adı Bozok
olarak değiştirilmiş, 23 Haziran 1927 tarihinde
Bozok Mebusu Süleyman Sırrı İÇÖZ Bey ve
arkadaşlarının verdiği bir önerge ile Bozok ismi
tekrar Yozgat
olmuştur.
Tarihi
- Kültürel ve Doğal Güzellikler :
Yozgat’ta; Barındırdığı flora çeşidi ve hayvan
türleri, endemik bitki çokluğu ile öne çıkan
ülkemizin
ilk Milli Parkı olan Çamlık Milli Parkı’nda,
Kafkas Çamı (Pinus nigra Arn. Subsp. Pallasiana)
400 – 500 yaşlarında karaçam türü ile dikkat
çekmektedir. Aydıncık ilçemizde bulunan macera
turizmcilerinin ve doğa turizminin birçok türü için
oldukça uygun olan Kazankaya Kanyonu; 1871
tarihinde yapılmış ve günümüzde Yozgat evlerinin
tipik örneği olarak öne çıkan ve şu anda 7682 adet
arkeolojik ve etnografik eseri sergileyen Yozgat
Müzesi Nizamoğlu Konağı, Behramşah Kalesi
(Akdağmadeni), Saat Kulesi, Karabıyık
Köprüsü ve Sarıkaya Roma Kalıntıları
ilimizin geçmişten günümüze taşıdığı tarihi
miraslarıdır.
Kerkenes
Harabeleri Pteria(Antik Kent), Büyüknefes(Tavium),
Çadırhöyük (Sorgun Peyniryemez Köyü) ve Yenifakılı
Damlalı Yer Altı Kompleksleri
ilimizin geçmişten günümüze taşıdığı antik kentler
açık hava müzesini oluşturur.
Karslıoğlu
Konağı, Hayri İnal Konağı, Miralay Şerifbey
Konağı(Sakarya İlköğretim Okulu), Muteber
Divanlıoğlu Konağı, Salim Korkmaz Konağı, Hacı Ozan
Konağı, ilin konak kültürünün köşe taşlarıdır.
Merkez
Çapanoğlu Camii, Başçavuş Camii, Osmanpaşa Emirci
Sultan Türbesi, Çandır-Şah Sultan Hatun Türbesi,
Çayıralan Çerkez Bey Türbesi
ilimizde İslam eserlerinin dönemlerinden günümüze
ulaşan çok nadir örneklerindendir. Akdağmadeni
Kilisesi gibi mekânlar, inanç turizmi yönünden
ilin önemini artırmaktadır.
Termal
Turizm :

İlde antik dönemde “Aquae Sarvenae” veya “Bazilika
Therma” adıyla anılan ve Roma Döneminde hamam olarak
kullanılmış kalıntılar arasında tonozlu mekâna
geçişi sağlayan kemer dizileriyle, bunun üzerindeki
boğa başı motifli süslemeler olan antik hamamlar
ve Roma kalıntıları
Sarıkaya ilçemizdedir.
Bu ilçe Kültür ve Turizm
Bakanlığınca Termal Turizm Merkezi ilan edilmiş
olup, birçok hastalığa iyi gelen şifalı sulara sahip
modern

kaplıcalar
turizme hizmet vermektedir. Bunun yanı sıra
Boğazlıyan, Sorgun ve Yerköy ilçelerinde Kültür
ve Turizm Bakanlığınca Termal Turizm merkezi ilan
edilmiş olup, bu ilçelerde turizme hizmet veren
Bakanlık ve Belediye belgeli termal ve konaklama
tesisleri bulunmaktadır.
Yozgat Kaplıcalarının
Genel Özellikleri :
Romatizmal
ağrılar, eklem kireçlenmeleri, bel fıtıkları ve buna
bağlı siyatik ağrılar, ağrılı kadın hastalıkları,
spastik ağrılar, spastik kolitler, böbrek taşlarının
düşmesinde üreter üzerinde spazmatik etki, karaciğer
ve safra kesesi taşları ve cilt rahatsızlıklarının
tıbbi tedavilerini destekleyerek hastalıkların
iyileşme sürecini olumlu etkilediği saptanmıştır.
|
|
Yayla
Turizmi :
Yozgat ili
topraklarının bulunduğu bölge “Bozok
Yaylası” olarak
adlandırılır. Kızılırmak yayı içerisinde kalan yayla
Delice Irmağı ve Çorum Suyuna ulaşan vadilerle
yarılmış, hafif dalgalı düzlüklerden oluşur. İl
Merkezi ve ilçeler yayla konumunda olup, bunlar
sırasıyla Akdağmadeni ormanları arasında bulunan
Hisarbeyli (Yoğurt Yurdu) Yaylası, Kadıpınarı
Yaylası, Yahyasaray (Sırıklı) Yaylası,
Aydıncık - Eymir yolu üzerinde Şebekpınarı
Yaylası en önemlileri arasında bulunmaktadır.
İlde bulunan bu yaylalar eko turizm ve botanik
turizmi yönünden de oldukça yüksek bir potansiyele
sahiptir. Yozgat yaylalarının tartışılmaz havası ve
soğuk pınarları insanlara huzurlu bir yaşam ortamı
sunar.
YAYLALAR
VE MESİRE YERLERİ
Bozok Yaylası :
Yozgat ili
topraklarının bulunduğu bölge “Bozok Yaylası” olarak
adlandırılır. Kızılırmak yayı içerisinde kalan
yayla, Delice Irmağı ve Çorum Suyu’na ulaşan
vadilerle yarılmış, hafif dalgalı düzlüklerden
oluşur.
Bu yayla
doğuda Akdağlar’a dayanır. Kuzeydoğuda Deveci
Dağı’nın batıya doğru ilerleyen kolları, düzlükler
arasında kaybolur. Güneybatıda ise Kırşehir’e doğru
yeniden alçak dağlar belirir. Bunlar arasında Bozok
Yayla’sının yükseltisi 1200-1400 m. arasındadır.
Kuzeybatıya doğru alçalan yayla, 800 m. den aşağıya
Kızılırmak taban ovasına doğru uzanır.
Hisarbeyli (Yoğurtyurdu)
Yaylası :
Akdağ Ormanları
arasında bulunan yaylanın içerisinden,
Hasbek-Hisarbeyli-Akdağmadeni yolu geçmektedir..
Burada iki tepe arasından büyükçe bir dere
akmaktadır. Bir yanı çamlarla, diğer yanı küçük
bitki örtüleriyle kaplı tepe, Hasbek ve
Hisarbeylilerin yaz aylarında çıktıkları yayla
konumundadır. Soğuk su kaynakları çok fazla olup
adından da anlaşılacağı üzere yoğurduyla ünlüdür.
Cehirlik :
Yozgat-Boğazkale (Hattuşa) yolu üzerinde, Yozgat’a 2
km. uzaklıktadır. “Gelin Kayası” ve “Yabani
Lale”leriyle ünlüdür. İlkbaharda açmaya başlayan
laleler yaz boyunca Cehirlik’e apayrı bir güzellik
katar. Halk arasında “Laleler Ülkesi” olarak
bilinen Hollanda’ya buradan lale tohumları
götürüldüğü söylenmektedir.
Kadıpınarı
:
Akdağmadeni ilçesinin kuzeybatısında ilçeye 2 km.
mesafededir. Akdağ Ormanları içerisinde çok geniş
bir alana yayılan; çam, meşe ve diğer bazı ağaç
türlerini içeren; temiz soğuk suları ve çeşitli av
hayvanları barındıran bir bölgedir. Çevre
düzenlemesi, otantik yapıda kır gazinosu, dinlenme
evleri, ocaklar ve yağmur barınağı gibi tesisleri
inşa edilmiştir. Bölgede ayrıca bir geyik üretme
çiftliği bulunmaktadır.
Şebekpınarı
Piknik Alanı :
Aydıncık-Eymir
yolu üzerinde, Aydıncık ilçesinin 1 km. güneyinde,
Daşlı Dağlar olarak bilinen dağların Aydıncık’a
bakan 1700 m. yükseklikteki Gezbel Tepesi’nde yer
almaktadır.
Yıllardan beri piknik alanı olarak kullanılan
Şebekpınarı ve çevresi Milli Parklar Genel
Müdürlüğü’nce “Şebek Orman İçi Dinlenme Yeri” olarak
programa alınmış; çevre düzenlemesi, oturma
alanları, ve yağmur barınağı gibi tesisler
yapılmıştır. Bir tabiat harikası olan bu piknik
alanındaki suların, şifalı olduğu halk dilinden
aktarılmaktadır.
Yahyasaray
(Sırıklı) Yaylası:
Akdağlar
üzerinde 1220 m. yüksekliğinde bir yayla olup, dört
obadan oluşmaktadır. Ormanlarla kaplı yaylanın
etrafında çeşitli av hayvanları barınır. Yahyasaray
köylüleri yaz aylarında hayvanlarını otlatmak için
bu yaylaya çıkarlar ve yaz mevsimi sonunda tekrar
köye dönerler.
|
|
YOZGAT ŞEHİR
TURU
1 - ÇAMLIK
MİLLİ PARKI ; (Eko turizm)
Çamlık
Milli Parkı 1958 yılında Yüksek İcra Vekilleri
Heyetinin 05.02.1958 tarih ve 4/9909 sayılı kararı
ile mili park ilan edilmiş ve tapuya şerh konularak,
belediyeye ait olan bu alanın 49 yıllığına izin ve
irtifak hakkı Orman Bakanlığına devredilmiştir.
Halen tescilli olarak 264 hektar olan Çamlık Milli
Parkı, Türkiye'nin ilk milli parkı’dır.
Yozgat Çamlığı Milli Parkı 1982 yılında yapılan bir
araştırmaya göre, Kafkas Çamı (Pinus nigra Arn.
Subsp. Pallasiana) denilen 400 – 500
yaşlarında Karaçam türünü barındırmaktadır. Bu çam
türü Türkiye'de sadece Çamlıkta bulunmakta
ve halen tohum verebilmektedirler. Ayrıca
Çamlıkta 43 familya ve 144 cins içinde toplam
212 bitki türü yaşamakta olup, bunların içinde
30 yakın endemik tür bulunmaktadır. Bu
nedenle Yozgat Çamlığında botanik turizm potansiyeli
de bulunmaktadır.
Milli Parkta yine Orta Anadolu'nun mevcut bilinen
hayvan türlerinin yanında Beyaz Kartal olarak
bilinen, Amerika'ya has Altın Kartallar 1992
yılına kadar görülmekte idi.
Bu Bilgilere göre, Çamlık içindeki 30 yakın
endemik bitki türü, Amerika'nın Beyaz Kartalı
ve sadece Çamlıkta bulunan Karaçam türlerinin
korunması ve tanıtılması amacıyla sosyal, kültürel
ve turizm faaliyetlerine uygun olması, özellikle
yakın çevresinin açık hava rekreasyon ve dinlenme
ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla milli park ilan
edilmiştir. Bu gün Çamlık Milli Parkı Adeta Yozgat
İlimizin akciğerleri konumundadır.
2
- SAAT KULESİ : (Kültür Turizmi)
Çarşı içerisi merkezde bulunan saat
kulesi, 1897 yılında dönemin belediye başkanı
Ahmet Tevfiki Zade tarafından Yozgatlı Şakir
ustaya yapılmıştır. Şehrin orta yerinde kurulmuş,
kare pirizma şeklinde uzun bir kuledir. Aşağıdan
yukarıya doğru genişleyen enine silmelerle altı
kata bölünen kulenin üst kısmı şerefe gibi
bir terasla çevrilidir. En üst kısımda çan şeklinde
bir külah vardır. Saat çanı 250 kg.
ağırlığında olup, her yarım ve tam saatte
isabetli olarak (çalar) vurur. Kuleye çıkış
kuzeyden, yuvarlak kemerli kapıdan olur.
Şerefeli kısmın altında üç kat aşağı
doğru her katta küçük yuvarlak kemerli bir pencere
bulunur.
3
- BÜYÜK CAMİİ (ÇAPANOĞLU) : (İnanç Turizmi)
Köseoğlu
Mahallesinde olan ve iki kısımdan meydana gelen
caminin birinci kısmı Çapanoğlu Mustafa Bey
tarafından
1779 tarihinde
yaptırılmış olup, 1795’de kardeşi Süleyman Bey
tarafından genişletilmiştir. İnşaatından 16 yıl
sonra yapılan bu ilave ile cami, iç cami ve dış cami
olmak üzere 2 kısımdan oluşmuştur. İç cami beyaz dış
cami ise açık kahverengi kesme taşlardan
yapılmıştır. Birçok özellikleri ayrı olan bu kısım
birbiriyle uyumlu niteliktedir. Camide canlı renkler
kullanılarak yapılan motifler kubbelerin sanatsal ve
görsel estetiğini destekler niteliktedir.
Bu gün camiye girerken en dıştaki küçük giriş
revakındaki, kapının iki yanındaki kemer
aynalıklarında, simetrik iki ağaç arasında binalar
olmak üzere tasvirler göze çarpar. Bunlardan birinde
kule ve büyük yapılar, diğerinde tek minareli bir
camii ve yine saray olduğu düşünülen yapılar
işlenmiştir. Bunların Yozgat görüntüleri olduğu
tahmin ediliyor. Kule saat kulesine, tek minareli
camii bu caminin kendisini temsil etse gerektir.
Yapı tasvirleri başarılı sayılır. Ağaçlardan
natüralist diyebileceğimiz bir doğrulukla
verilmiştir. Yalnız tepeler ve üzerindeki otlar
minyatür resimlerin özelliklerini taşımaktadır. Bu
revakın tonozlarında, kubbe ve pandantiflerinde
kıvrık dallar yapraklar kaplar içinde çiçek
motifleri ve çeşitli meyveler tasvir edilmiştir.
İçeride bu büyük ek mekândan asıl hareme, yapının
ilk taç kapısı olan ve mihrap, minberi gibi renkli
mermerle barok üslupta hazırlanan zengin ve görkemli
giriş kompozisyonundan geçilir. Sultani eserler
sayabileceğimiz mihrap ve minber hesaba katılmazsa,
onarımda epeyce değişikliğe uğrayan haremin
süslemelerinde, ilk özelliğini yitirmeden kalanlar
sahvel de görülmektedir.
4 – FATİH (KİLİSE) CAMİİ : (İnanç Turizmi)
İstanbullu oğlu mahallesinde olan camii, Çapanoğlu
(Büyük) camisinin kuzeybatısında olup ona 150m.
Uzaklıkta ve uzun süre değişik amaçlarla kullanılan
kilise 1996’da Fatih Camii adıyla camiye
çevrilmiştir.
Harim
doğu-batı doğrultusunda iki sıra üçayakla üç nefe
bölünmüştür. Neflerin üzeri beşik tonozla
örtülmüştür. Orta nef daha geniş tutulmuştur.
Sütunlar yüksek kare kaideler üzerine oturur.
Köşeleri volütlü ince başlıkları vardır. Doğuda
dışarı taşmayan bir apsis yanlarında pastaforiom
hücreleri bulunur. Batıda ise güney ve kuzey kanada
doğru galeri gibi uzanan U şeklinde bir mahfili
vardır. Güney cephede bir mihrap nişi açılmıştır. İç
mekânı dikey eksende yer alan geniş yuvarlak kemerli
alt ve üst pencereler aydınlatır. Batıda üç
bölümlük bir narteks vardır. Narteksin üzeri düz
tavanla örtülmüştür. Narteks bugün önü camekânla
kapatılmış üç yuvarlak kemerle dışarı açılır.
Narteks güneye ve kuzeye doğru dikdörtgen şeklinde
taşan ve çift katlı bir dış görünüşe sahiptir.
Narteksin kuzeybatısında çan kulesi yer alır. Fatih
(Kilise) Camii kırma çatılı ve profili ince
saçaklıdır. Camiin iç ve dışında süsleme yoktur.
5
- HAYRİ İNAL KONAĞI : (Kültür Turizmi)
Yozgat
İli Merkez İstanbulluoğlu Mahallesi, Emniyet Caddesi
üzerinde yer alan Hayri İNAL Evi Osmanlı Dönemi
sivil mimari eserlerinin güzel örneklerinden olup,
Gayri Menkul Eski Eserler Yüksek Kuruluğu
Başkanlığınca 1979 yılında Korunması Gerekli Eski
Eserler kapsamına alınarak tescillenmiştir. Konak,
Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla 2007
yılında Yozgat Belediyesi tarafından restore
edilerek yöre turizmine kazandırılmıştır. Bu gün
Belediye Konuk Evi olarak hizmet vermektedir. Konak
bodrum kat hariç iki katlıdır. Bodrum taş, alt ve
üst kat ahşap çerçeveler arası helik taş dolgu
olarak inşa edilmiştir. Birinci ve ikinci kat
yükseklikleri ve duvar köşeleri ahşap silmelidir.
Bodrum kat pencereleri silme taş çerçeveli demir
şebekelidir. Güney cephesi boydan boya çıkmalı olup,
ikinci kat ahşap balkonlu, balkon demir şebekeli ve
korkulukludur.
Balkon ağaç konsollar üzerine bindirilmiştir. Binaya
giriş güney cephedendir. Kapı ahşap olup çift
kanatlıdır. Birinci kat pencereleri ahşap çerçeveli,
dikdörtgen şekilli ve demir şebekelidir. İkinci kat
balkon pencereleri birinci kat balkon pencerelerinin
aynısıdır. Doğu cephesi boydan boya çıkmalıdır.
Çatıda çıkmalar üzerinde çatı sundurmaları
mevcuttur. Çatı alaturka kiremit döşemelidir. Kuzey
cephesi ikinci katta iki cumbalı olup cumbalar ahşap
konsollar üzerine bindirilmiştir. Cümle kapısı taş
çerçeveli, yuvarlak kemerli olup kapı kanadı
ahşaptır. Ahşap kapı üzerinde rozet motifleri
vardır. Cümle kapısı abidevi bir durum arz
etmektedir. Kapı üzerinde alaturka kiremit
örtülüdür. Batı tarafında taş çerçeveli düz kemerli
ahşap kanatlı bir giriş kısmı vardır. Ayrıca ahşap
konsollar üzerine oturtulmuş cumba mevcuttur.
6
- YOZGAT MÜZESİ (NİZAMOĞLU KONAĞI) : (Kültür
Turizmi)

Yozgat
Merkez İstanbulluoğlu
Mahallesindedir. 1871 de yapılan iki katlı binanın,
taban ve duvarları ahşaptır. Uzun yıllar konut
olarak kullanılmış, bir müddet Kız Sanat Okulu
ve bir dönem de Tekel Deposu olarak hizmet
vermiştir. 1985’te müze olarak ziyarete açılan
konakta çok sayıda etnografik eser bulunmaktadır.
Müzeye ait bahçe içerisinde iki bina bulunmaktadır.
Bu
binalardan biri idari, diğeri
ise eserlerin teşhir edildiği Müze binasıdır.
Müze gerek
ahşap işçiliğinden gerekse geç devir resim
sanatından çeşitli örnekler sunar. Sergilenen
resimler oldukça ilgi çekicidir. Konular arasında;
ormanlık bir kıyıda görülen çoban ve sürüsü, ağaçlı
koylar, ağaçlar arasındaki bir köy; çeşmeden su içen
çoban ve atları, Yozgat'ın geçirdiği bir yangınla
ilgili sahneler ve bazı savaş sahneleri sayılabilir.
Müze’de sergilenen resimlerde bütün dinlerde kutsal
kabul edilen kişi ve olayların tasvir edilmiş
olması, konağı tüm semavi din mensupları için cazibe
merkezi haline getirmiştir.
Müzede
etnoğrafik ve
arkeolojik
eserler sergilenmekte olup, bu eserlerin çoğunluğu
yöresel nitelik taşımaktadır. Ayrıca binanın
içerisinde
bir ihtisas
kütüphanesi
mevcuttur.
Müzede envanterli
toplam
7682 adet eser
bulunmaktadır.
7
- KARSLIOĞLU KONAĞI : (Kültür Turizmi)
Osmanlı
Devrine ait olup 1883 yılında yapıldığı
bilinen konak 1929 ve 1936 yılları arasında
Yozgat Belediye Başkanlığı yapan Yusuf KARSLIOĞLU
tarafından satın alınarak uzun süre kullanıldığı
için “ Karslıoğlu konağı” olarak
adlandırılmıştır. Arkeoloji Müzesi olarak
kullanılmak üzere 1977 yılında Kültür
Bakanlığınca istimlak edilen konakta ilk restorasyon
çalışmaları 1990 yılında tamamlanmıştır.
Atatürk’ün Yozgat’a ilk gelişlerinde (3 şubat
1934) burada kaldığı ve daha sonrada uzun bir
süre Vali Konağı olarak kullanıldığı
bilinmektedir. Konak şu anda İl Özel İdaresine
tahsisli olup, restore edilerek Yozgat Valiliği Türk
Sanat Müziği Korosu çalışmalarını burada
yürütmektedir.
8
- BAŞÇAVUŞ CAMİİ : (İnanç Turizmi)

İstanbulluoğlu Mahallesinde bulunan camii 1800 –
1801 yıllarında Başçavuş Halil Ağa tarafından
yaptırılmıştır. Batı tarafı hazire olarak
kullanılmış caminin iç kısmında, ağaçtan oyma
stilize dal ve çiçek motifleri ve sivri nal kemerli
alçı işleri görülür. Tavan, eşine az rastlanan
çıkmalı rozet, stilize edilmiş bitki ve kafes
motiflerinden oluşan göbek motifleri ile ahşap
oymadan ibaret bir
süslemeye
sahiptir.
Harim
dikdörtgen planlı, düz tavanlıdır. İç mekân
doğu ve batı duvarda üçer güney ve kuzeyde ikişer
tane, dıştan içe doğru genişleyen dikdörtgen alt ve
bunların üzerindeki üst pencereler aydınlatır.
Mihrap güney duvarı ekseninde yarım yuvarlak
silindirik gövdelidir. Minber mihrabın batısında,
ahşap olarak yapılmıştır.
Harimin kuzeyinde, son cemaat yerinin üzerine doğru
uzanan çift katlı bir son cemaat yeri vardır. Son
cemaat yeri iç ve dıştan iki büyük ahşap direkle
desteklenir. Mahfilin yan kanatları güneye (kıbleye
)doğru dikey uzanan bir galeri oluşturur ve
birbirlerine bağdadi kemerlerle bağlanmaktadır.
Mahfilin orta kısmı balkon gibi güneye doğru çıkıntı
yapar. Mahfile son cemaat yerinin güneybatı ve
kuzeybatıdaki merdivenlerle çıkılır. Minare harim
ile son cemaat yerinin birleştiği kuzeybatı köşede
bulunur. Yapıt taşıdığı mimari özellikler ve
günümüze kadar ibadet mekânı olarak kullanılan
ildeki sayılı mekânlardandır.
9
- MİRALAY ŞERİFBEY KONAĞI (Sakarya İlköğretim Okulu)
: (Kültür Turizmi)
1890’lı
yıllarda Yozgat’ta alay komutanı olarak görev yapan
Miralay Şerif Bey tarafından yaptırılmış, Hükümet
konağı arkasında Üç katlı bir binadır. Köşelerde
kesme taş, duvarlarda moloz taş kullanılmıştır. Bina
iki katlı olup, kat yükseklikleri taş silmelerle
belirlenmiştir. Giriş güneyden sağlanmış olup, kapı
kanatları ahşaptır. Birinci kat kesme sarı taştan
yapılmıştır. İkinci kat ahşap dikmeler arasına helik
taş dolgu şeklinde inşa edilmiştir. Giriş cephesinde
ise yuvarlak kemerli dokuz adet pencere yer
almıştır. Üst katta da yine kemerli dokuz adet
pencere bulunmaktadır. Pencere çerçeveleri taş
silmelidir. Binanın doğu cephesinde yuvarlak kemer
üzerine oturtulmuş konsollu cumba mevcuttur. Kemer
üzerinde rozet motifleri vardır. Bina Halen Milli
Eğitim Bakanlığınca okul olarak kullanılmaktadır.
Atatürk’ün
Yozgat İline teşriflerinde ikamet ettiği bir
konaktır.
10
- ŞEYH NECDİ MESCİDİ (ESKİ HALK KÜTÜPHANESİ) :
(İnanç Turizmi)
Camii uzun süre halk kütüphanesi olarak
kullanılan ve son şeyhinin (Şeyh Necdi) ismiyle
anılan cami eski Mevlevi dergâhı çarşı içinde
lise caddesi üzerinde yer alır. Banisi Konyalı Şeyh
El Hac Salih Sabri Dede Efendi bin hasandır. Harim
enine dikdörtgen planlı düz tavanlı kırma çatılıdır.
Güneyde silindirik gövdeli bir mihrap yanında yeni
ahşaptan yapılmış minber yer alır. Harime doğu
duvarının ekseninden kuzeye kayan bir kapıyla
girilir. Ara mekânın doğusunda iki oda yer alır. Her
iki odada kareye yakın dikdörtgen planlı ve üzeri
tavanla örtülüdür. Güneydeki odanın güneye bakan
duvarında camideki gibi silmeli yuvarlak kemerli üç
alt penceresi vardır. Eskiden Mevlevihane olarak
kullanıldığı söylenen yapı da
kapatılmış bir
sundurma yer alır. Zamanının günümüze ulaşan sayılı
eserlerindendir.
11 - CUMHURİYET İLKOKULU (BOZOK
ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜK) BİNASI :
(Kültür
Turizmi)

Cumhuriyet İlkokulu Medrese Mahallesi
Ankara- Sivas Tur güzergâhının sağındadır.
Bodrum hariç iki katlıdır. Atatürk Devri Mimar Kemal
Üslubu eseri olduğu söylenmektedir. Yapı Zamanın
Maarif Vekili Necati Bey tarafından 1927’de Vali Ali
Rıza Bey ve Maarif Müdürü Şevki Bey’in gayretleriyle
yapımına başlanmış 29 Ekim 1930 da ilkokul olarak
açılmıştır. Yapının kuzey tarafındaki girişi
üzerinde oklun adı ve yapılış tarihleri yazılıdır.
Kesme taştan yapılmış iki katlı, geniş saçaklı,
kırma çatılı dikdörtgen planlı bir yapıdır.
Doğu-Batı doğrultusunda uzanan yapının dört köşe ve
ortası iki yönde çıkıntı yapar. Bin metrekarelik bir
alanı kaplayan yapının alt ve üst katı aynı
planlıdır. Bina Osmanlı dönemi yapılarını
hatırlatır.
Cumhuriyet İlkokulu şu an
Bozok Üniversitesi Rektörlük binası olarak
kullanılmaktadır.
12
– ARAP DEDE (TEKKE) CAMİİ : (İnanç Turizmi )
Camii,
Tekke Mahallesi, Çamlık Caddesi ile Seyfi Ağa
Caddesinin kesiştiği köşede yer alır. Camiinin
kitabesi yoktur. Camiinin etrafını (kuzey hariç)
çeviren hazire de tespit edilen en eski tarihli iki
mezar taşı vardır. Bunlardan “H.1262 tarihli İsmail
Ağa’nın eşine” ve diğeri ise “H.174 tarihli Abdullah
Efendi’nin eşine” ait olanıdır. Bu iki mezar taşı da
bize camiinin vakfiye tarihinden önce yapıldığının
en güzel örnekleridir.
Harim kareye yakın
dikdörtgen planlı düz tavanlıdır. Güneyde eksende
yarım silindirik gövdeli bir mihrap, yanında
(batıda) yapılmış ahşap minber yer alır. Harimin
kuzeyinde önü balkon gibi kuzeye doğru çıkıntı yapan
bir mahfil bulunur. Mahfile son cemaat yerinin
kuzeydoğusunda, girişin yanındaki oda içerisinde
bulunan merdivenle çıkılır. Batıdaki minber çok sade
ve ahşaptan yapılmıştır. Doğudaki vaiz kürsüsü ise
ince ahşap sütunlar üzerine oturan sade bir
kuruluştur. Harimi doğu duvarda ve batı
duvarda birer, güney ve kuzey duvarda ikişer alt
pencere aydınlatır. Ayrıca yalnız güney cephede alt
pencerelerin üzerinde küçük birer üst pencere daha
vardır. Yapının iç ve dışında süsleme yoktur. Harime
güney – kuzey eksenindeki yanları profili yuvarlak
kemerli bir kapı ile girilir. Harimin kuzeybatı
köşesinde kare kaideli, yuvarlak gövdeli bir minare
bulunur. Minareye son cemaat yerinin kuzeybatı
köşesindeki kapıdan çıkılır.
Camiinin çift katlı,
yanları harimin uzantısı duvarla, alt önü camekanla
kapalı çok küçük bir son cemaat yeri vardır. Son
cemaat yeri sonradan ince bir duvarla ikiye
ayrılarak doğu tarafı bir oda haline getirilmiştir.
Son cemaat yerinin önünde ve doğusunda küçük bir
haziresi vardır.
Camii kırma çatılı üzeri
oluklu kiremit örtülü geniş saçaklıdır. Yapı sıvalı
olduğu için malzemesi hakkında bir bilgiye sahip
olamıyoruz. Ama minaresi sarı kesme kum taştan
yapılmıştır. Tavan ve taban ahşap döşemelidir.
ildeki önemli tarihi mekânlarındandır.
13
- CEVAHİR ALİ EFENDİ CAMİİ VE KÜLLİYESİ : (İnanç
Turizmi)
Camii,
Aşağıçatak Mahallesinde, eski Yozgat – Sungurlu yolu
üzerinde, yoldan tahminen 1,5 m. Aşağıda inşa
edilmiş olup, kırma çatılı kagir duvarlı, dikdörtgen
planlı bir yapıdır. Harime giriş kapısı üzerinde bir
kitabe bulunur.
Kitabesine göre camii, H.1202 / M. 1788 yılında,
Çapanoğlu Süleyman Bey’ in vekilharcı Hacı Ahmet Ağa
adına Cevahir (Cevheri) Ali Efendi tarafından
yaptırılmıştır. Kitabenin alt kısmında, bu kitabeyi
Şükri mahlasıyla saray hattatlarından Abdülkadir el
– Şükri’ nin yazdığı belirtilmiştir. Camii ve
mektebi külliye şeklinde yapılmış fakat mektebi
günümüzde yıkılmıştır. Harim, dikdörtgen planlı, düz
tavanlıdır. İç mekânı, her duvarda ikişer tane,
dıştan içe doğru genişleyen dikdörtgen alt ve
bunların üzerindeki üst pencereleri aydınlatır.
Mihrap güney duvarı ekseninde yuvarlak silindirik
gövdelidir. Minber mihrabın batısında ahşap bir
eserdir. Harimin kuzeyindeki mahfil, son
cemaat yerinin üzerine doğru uzanarak dıştan çift
katlı bir son cemaat yeri görünümü kazandırmıştır.
Son cemaat yeri dışta ve mahfil içte iki büyük ahşap
direkle desteklenir. Mahfile harimin kuzeybatı
köşesindeki merdivenlerle çıkılır. Üst güneye
doğru (kıbleye dikey) uzanan bir galeri oluşturur.
Bu galeri ince uzun 7 tane sütunçelere oturur ve
birbirlerine bağdadi kemerlerle bağlanır.
Mahfilin orta kısmı balkon gibi güneye doğru çıkıntı
yapar. Mahfile kuzeybatıdaki merdivenlerle çıkılır.
Minare harim ile son cemaat yerinin birleştiği
köşede bulunur ve son cemaat yerinden çıkılır.
Yapıda ahşap ve kalem işi süslemelere
rastlanır. Çift sıra kasetlenmiş tavanın orta kısmı,
kare şeklindeki, kat kat profillerle
çerçevelenmiştir. Bu profillerin üzeri oyma ve
kalem işi, bitkisel ve geometrik motiflerle
bezenmiştir. Minber, çok sadedir. Korkulukları kafes
oyma tekniği ile yapılmıştır. Harimdeki en güzel
ahşap süslemelerden birisi de vaiz kürsüsünde
görülmektedir. Ayrıca duvarlarda ve bazı kemer
alınlıklarında madalyon içlerine yapılmış yazı
motifleri de dikkatimizi çeker. Harimin daha süslü
olma ihtimali varken, yapılan sıva ve onarımlar
neticesinde bu süsler kaybedilmiş veya tahrip
edilmiştir. Yapı dışında pek süsleme ile
karşılaşmayız. Kare kaideli, çokgen gövdeli, soğan
biçimli topuklu, kademeli silmeli şerefeli, geç
devir özellikli tipik minaresi ve çift katlı son
cemaat yeri ile dikkatimizi çeker. Yapıyı çevreleyen
sarı kesme taştan yapılmış avlu duvarı vardır.
Avluya, batı ve doğu yönündeki yuvarlak kemerli,
Çapanoğlu Camii’ nin doğu kapısının benzeri olan
ufak bir kapıdan girilir. Minarenin kuzey
dibine Cevheri Ali Efendi kendisi için mezar
yaptırmış fakat İstanbul’da ölmesi ile yerine anadan
kardeşi Hacı Osman Ağa gömülmüştür. Mezarını
yaptırdığı için onun hatırasına baş taşına adını ve
vefat tarihini yazmışlardır. Kendi mezarı ise
İstanbul Karacaahmet mezarlığın da yer alır.
14
- NAKIPZADE (HOŞYAR KADIN) CAMİİ : (İnanç Turizmi)

Köseoğlu
mahallesindeki caminin harime giriş kapısı
üzerindeki medrese kitabesine göre H.1260, M.1844
tarihinde II. Mahmut ‘un II. Kadını olan Hoşyar
Kadın tarafından medrese ile birlikte
yaptırılmıştır.
Kitabede
Beyhan Sultan’ın manevi kızı, Mihrimah Sultan’ın
kızı gibi görülen Hoşyar kadın, aslında Beyhan
Sultan’ ın manevi annesi, Mihrimah Sultan’ın öz
annesidir. Her iki kızının da kendinden önce
öldüğü kitabede belirtilerek onların adına bu eseri
yaptırdığı yazılıdır. Ayrıca, kitabe ustası Ziya
isimli biridir.
Harim boyuna dikdörtgen planlı düz tavanlıdır.
Güneyde eksende beşgen gövdeli bir mihrap, yanında
(batıda )korkulukları kafes oyma tekniği ile
yapılmış orijinal ahşap minber yer alır. Mihrap
renkli rehberlerden yapılmıştır. Doğu duvarda
güneydeki pencerelerden ikisinin arasında, pencere
içinden geçilerek çıkılan balkonumsu bir vaiz
kürsüsü vardır. Vaiz köşkünün önü ahşap parmaklıkla,
yanları taş silmelerle süslenmiş yuvarlak
kemerlidir. Harimin kuzeyinde önü balkon gibi güneye
doğru çıkıntı yapan bir mahfil bulunur. Mahfille son
cemaat yerinin kuzeydoğusundaki son cemaat yan
duvarı içindeki merdivenlerle çıkılır. Harimi doğu
ve batı duvarda üçer güney ve kuzey duvarda ikişer
alt pencere ile onların üzerindeki üst pencereler
aydınlatılır. Harimin kuzeyinde yanları harimin
uzantısı duvarla, önü camekanla kapalı, dört sütun
üzerine oturan üç yuvarlak kemerle dışarı açılan
çift katlı bir son cemaat yeri vardır. Harim
ile son cemaat yerini mihrap eksenindeki bir kapı
halka biçimli kaval silmeli şerefeli bir minare
bulunur. Minareye güneybatı köşedeki kapıdan
çıkılır. Harim içinde süsleme olarak minberin
kafes oyma tekniği ile yapılmış korkulukları, vaiz
kürsüsü köşkü ve yanındaki selvi motifli bezemeler
ile kesme taştan yapılan binanın duvarlarındaki
silmeleri dikkate çeker.
15 - ŞEHZADE
AHMET EFENDİ CAMİSİ VE TÜRBESİ : (İnanç
Turizmi)
Taş
Köprü Mahallesinde olan camii 1858–1859 yıllarında
inşa edilmiştir.
Şeyh Hacı Ahmet Efendi tarafından
yaptırılmış olup, kitabesi Terki mahlasıyla Hacı
Ahmet Efendi tarafından yazılmıştır.
Harim boyuna dikdörtgen planlı düz
tavanlıdır. Güneyde eksende yarım silindirik gövdeli
mihraplı, yanında (batıda) korkulukları kafes oyma
tekniği ile yeni yapılmış ahşap minber yer alır.
Minber, mihrap ve yanındaki ahşap süslemeler
camiinin 1990’lardaki tamiratı sırasında
yapılmıştır. Harimin kuzeyinde önü balkon gibi
kuzeye doğru çıkıntı yapan bir mahfil bulunur.
Mahfile son cemaat yerinin kuzeybatısına, girişin
yanındaki merdivenle çıkılır. Mahvilin altı ikiye
bölünmüş, kuzeydoğu kısmı bir oda haline getirilmiş,
batısında ise dört tane halvet hücresi yapılmıştır.
Halvet hücrelerinin önünde, mahfili taşıyan
direklerle hücreler arasında bir boşluk oluşmuştur.
Mahvilin kuzey duvarında da altı tane halvet hücresi
yer alır. Bu haliyle cami, tekke + cami
görünümündedir. Camiye bağlı tekke, bu günkü caminin
batısında ve 5 – 10 metre uzaklıktadır.
Harimin doğu ve batı olmak üzere iki kapısı vardır.
Doğudaki kapıdan türbe önündeki boşluğa,
kuzeybatıdaki yuvarlak kemerli kapıdan da harime
girilir. Harimin içinde süsleme olarak kasetleme
tekniğiyle yapılmış tavanı ve üst kafesleri ile
mihrap alınlığında ahşap üzerine; saray
hattatlarından Abdülkadir el – Şükri’nin yazdığı
“İhlas Suresi” ve pencereler üzerindeki
boşlukta iki sıra şerit halinde devam eden
“ Esmaül Hüsna” ve “Fetih Sureleri” dikkat
çeker. Türbe içinde Şeyh Hacı Ahmet Efendi,
iki oğlu ve torunu yatmaktadır.
16 – MUSA AĞA
CAMİİ : (İnanç Turizmi)
Cami Nohutlu mahallesi Musa Ağa
Sokağında yer alır. Kitabesine göre cami H.1215 -
M.1800 yılında Çapanoğlu Süleyman Bey’in harem
kethüdası Musa Ağa Bin Hasan tarafından
yaptırılmıştır. Caminin doğu, kuzey ve batısında
haziresi vardır. Mezarı camiin doğusunda ona 4 - 5
m. uzaklıktaki hazirede yer alır. Cami harim boyuna
dikdörtgen planlı düz tavanlıdır. Güneyde eksende
silindirik bir mihrap yanında korkulukları kafes
oyma tekniğinde yapılmış orijinal ahşap minber yer
alır. Güneydoğuda ise korkulukları kafes oyma
tekniğinde yapılmış vaiz kürsüsü yer alır. Mihrabın
sağ ve sol kısmında taran çapı 37 cm, yüksekliği
74cm olan iki bakır şamdan yer alır. Son cemaat
mahallinin kuzeydoğusunda kare kaideli çokgen
gövdeli bir minare bulunur. Süsleme bakımından kafes
oyma tekniği ile geometrik süslemeler bolca
kullanılmıştır. Bunun yanında harimi dörtbir yandan
çeviren sülüs yazı kuşağı yer alır. Yapının iç ve
dışında başka süsleme yoktur. Ayrıca son cemaat
yerinin tam karşısında bir çeşme kalıntısı yer
alır.
17 -
AKDAĞMADENİ KİLİSESİ : (İnanç Turizmi)
İlimiz Akdağmadeni İlçesi Tahmaz Mahallesinde
bulunan kilisenin 1862 tarihinde yapıldığı
kitabeden anlaşılmaktadır. Ön cephesi kesme
taş, diğer cepheleri kesme mermer taşlardan
yapılmış olan kilisenin, ön kısmında yuvarlak
kemerli giriş boşluğu bulunmaktadır. Kemerler
Ortada iki adet yuvarlak, yanlarda ise iki adet
köşeli taşlarla birbirine bağlanmıştır. Giriş kapısı
yuvarlak kemer süslemeli ve kapı üzerinde çerçeve
içerisinde 11, çerçeve altında da 2 adet gerekçe
kitabe mevcuttur. Kilisenin iç kısmı
dikdörtgen planlı olup, tabanı taş döşelidir.
Kilisenin içerisinde kiliseyi doğu, batı
doğrultusunda üç eşit parçaya bölen sekiz adet
yuvarlak sütun bulunmaktadır. Sütunlar
birbirlerine yuvarlak kemer ve ağaç
hatıllarla bağlanmıştır. Kilisenin iç kısmındaki
sıva üzerinde yer yer renkli hac ve geometrik
süslemeler gözükmektedir.
18-ESKİ
HAPİSHANE BİNASI (Kültür Turizmi)

Eski Hapishane
Binası İlimiz, Akdağmadeni İlçesindedir. Dikdörtgen
planlı olan yapının iki girişi bulunmaktadır. Arka
giriş Sakarya caddesine açılır. Yuvarlak kemerli ve
demirli pencereli büyük kapı çarşı caddesine açılan
esas giriş kapısıdır. Giriş kapısının dış duvarları
tamamen kesme mermerden kaplıdır. Giriş kapısı
yuvarlak kemerli ve kemerin ortasında oturan
profilden bir aslan kabartması, iki yandan çember
içerisinde eski yazı kitabe ve simetrik olarak
dörder adet çiçek kabartma motifleri vardır. Bina
üstlendiği mimari özelliklerle günümüzde zamana
meydan okuyan sayılı yapılardandır. Bina Restore
edilerek turizme kazandırılmıştır.
19-SAĞLIK
OCAĞI (KÜPÇÜOĞLU EVİ) : (Kültür Turizmi)

İlimiz, Akdağmadeni ilçesinde bulunan bina kare
planlıdır. İki katlı dış yüzeyinin köşe taşları
kapalı ve pencere kemerleri düzgün kesme mermer
taştan diğer kısımları basit mermerden yapılmıştır.
Giriş kapısının önünde sekizgenli ve düz başlıklı
iki mermer sütun ve girişin üstünde aynı özellikte
olmak üzere bir balkon mevcuttur. Tavanı ise
kabartma süslemelidir.
20 - OSMAN
PAŞA (EMİRCİ SULTAN) TÜRBESİ : (İnanç
Turizmi)
Yozgat
ili Merkez ilçesine bağlı Osman Paşa Köyü’nde
bulunan Osman Paşa Camisi’ne bitişik olan bu
türbenin yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır.
Ahmet
Yesevi’ nin halifelerindendir. Lakabı şerifüddün,
Babasının adı Muhammed’ dir. Emirci Sultan olarak
bilinmektedir. Doğum tarihi bilinmemektedir. Ölüm
tarihi 1240’tır. Türbe içerisindeki sandukalardan
birinin 1239 – 1240 tarihli Emir Sultan Şerefüddin
İsmail Bin Muhammed’e aittir. Buna dayanılarak
türbenin 1239 veya 1240 yıllarında yapıldığı
anlaşılmaktadır. Türbesi Yozgat'ın Osmanpaşa
kasabasındadır. Asıl adı Osman'dır. Babası
çocukluğunda Ahmet Yesevi'ye gönderir. Ahmet
Yesevi'nin yanında birçok kerametler gösterir bir
gün Yesevi Dergâhına Çin'li tüccarlar gelir.
Ülkelerinde ejderha t ürediğini
ve insanları öldürdüğünü söylerler. Ahmet Yesevi
Hazretlerinden yardım isterler. Ahmet Yesevi
Dervişlerine Çin'e kim gitmek ister deyince
dervişler "emir sizindir" derler ama içlerine de bir
korku düşer. Bu sırada Osman Efendi gitmek
istediğini söyler Ahmet Yesevi Osman'ın beline tahta
bir kılıç kuşandırarak dualarla uğurlar. Osman
Efendi tahta kılıcıyla Çin diyarında ejderhayı
öldürür ve geri döner. Başından geçenleri ve
ejderhayı nasıl öldürdüğünü hocasına anlatır. Ahmet
Yesevi'de ona "Emiriçin" lakabını verir. Bu lakap
zamanla bozularak Emirci'ye dönüşür ve Yozgat
yöresinde,
Osman Efendi
hakkında bu lakap kullanılır. Osman Efendi bir
görüşe göre Ahmet Yesevi'nin 1194 yılında vefatıyla
Türkistan'da duramaz Rumeli'ye doğru yola çıkar, bir
görüşe göre de Ahmet Yesevi'nin isteği ve iradesi
doğrultusunda Anadolu'ya gelir daha sonra Yozgat'ın
Keçikıran köyüne yerleşir bu sırada Sivas'a vali
tayin edilen Selçuklu veziri, Emiri Çin'in şöhretini
duyar yanına gelir sohbetinde bulunur, talebesi
olur. Selçuklu Hükümdarına bir mektup yazarak
valilikten istifa eder ve şeyh Osman'ın zaviyesi
çevresindeki bir kaç köyü ve bir miktar araziyi
satın alarak vakfeder. O günden sonra da tekkenin ad
Osmanpaşa Tekkesi olur. Köyde bu günkü Osmanpaşa
Kasabasıdır.
21 - GÖRPELİ
TÜRBESİ : (İnanç Turizmi)
Yozgat ili
Merkez ilçesine bağlı Görpeli Köyü’nde bulunan bu
türbenin kitabesi bulunmadığından kime ait olduğu ve
yapım tarihi bilinmemektedir. Türbenin yanında bir
çeşme mahzeni bulunmaktadır.
22 -
ÇAPANOĞULLARI AİLE TÜRBESİ;(İnanç Turizmi)
İlimiz
Merkez İstanbulluoğlu Mahallesi’nde Cumhuriyet
Meydanı yakınında bulunan Çapanoğlu Camisinin doğu
cephesinde bulunan türbe 1777 – 1779 yıllarında cami
ile birlikte Mustafa Bey tarafından yaptırılmıştır.
Bunu belirten bir de vakfiyesi bulunmaktadır.
Türbe kesme taştan kare planlı olup, üzeri kubbe ile
örtülüdür. Türbeye dış cami içerisine açılan
yuvarlak kemerli bir kapıdan girilmektedir. İç mekân
güney ve doğuda iki, kuzeyde de dikdörtgen bir
pencere ile aydınlatılmıştır. Bu pencerelerin
üzerinde vitray pencereleri bulunmaktadır. Türbe
içerisinde herhangi bir bezemeye rastlanmamaktadır.
Yalnızca lahitler üzerinde “S” ve “C” kıvrımları,
kabaralar, bitki motifleri, hançer, kılıç ve
serviler kartuşlar içerisine işlenmiştir. Osmanlı
mezar taşlarında görülen boyamalar burada da
uygulanmıştır.
23 - ALİ
ÇELEBİ TÜRBESİ : ( İnanç Turizmi)

Yozgat
İli, Akdağmadeni İlçesi, Çalışkan Köyü’ndeki bu
türbe içerisinde gömülü olan Ali Çelebi’nin kimliği
hakkında bir bilgiye rastlanmamıştır. Yapı
üslubundan XV. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.
Kesme taştan baldaken tarzında bir türbe olup, kare
planlıdır. L şeklindeki ayaklar arasında bulunan
sivri kemerler küçük bir kubbeyi taşımaktadır. Türbe
içerisinde kırık bir mezar taşı bulunmaktadır.
24 - MAHMUT
ÇELEBİ TÜRBESİ : (İnanç Turizmi)
Yozgat
ili Akdağmadeni ilçesi, Çalışkan Köyü’ndeki bu türbe
Ali Çelebi Türbesi’nin yanındadır. Türbe
içerisindeki mezar taşlarından öğrenildiğine göre,
H.882 (1477) yılında yapılmıştır. Bu türbe
Muşallim’in torunu Ali Çelebi’nin oğlu Mahmut
Çelebi’ye aittir.
Türbe kare planlı olup, moloz taştan ve devşirme
taşlardan yapılmıştır. Günümüze gelebilen
kalıntılardan türbenin kuzey yönünün kapatıldığı ve
diğer yönlere de sivri kemerlerle açıldığı
anlaşılmaktadır. Türbe içindeki kırık mezar taşı
üzerinde Kuran’ın 112..Suresi yazılıdır.
25
–
ÇANDIR ŞAH
SULTAN HATUN TÜRBESİ : (İnanç Turizmi)
Yozgat
İli, Çandır ilçesinde bulunan bu türbe Dulkadir
Hükümdarı Alaüddevle Bey’in oğlu Şahruh Bey’in
karısı ve Şehsuvar Bey’in kızı Şah Sultan Hatun’a
aittir. Türbe içerisindeki lahitte yazılı h.905
(1499–1500) tarihli kitabeden türbenin 1499–1500
yılları arasında yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Türbe oldukça düzgün kırmızı kesme taşlardan
örülmüş, sekizgen gövdeli ve içten kubbe, dıştan
piramidal çatıyla örtülü asıl bölümle, buraya
doğrudan eklenmiş beşik tonozlu derin eyvan
bölümünden oluşmuştur. Yapı duvar yüzeyinden hafif
taşkın profillerle ve basık kemerli asıl girişin
üzerindeki fazla derin olmayan beş sıralı
mukarnaslarla değerlendirilmiştir. Mukarnas
sıralarının altındaki boşlukta, içi katmerli çiçek
motifleri yer alır. Yapının sekizgen yüzeyini
kaplayan mermer levhalar üzerine kabartma harflerle
Farsça beyitler yazılmıştır.
26
- ÇAYIRALAN ÇERKES BEY TÜRBESİ : (İnanç Turizmi)
Yozgat
ili, Çayıralan ilçesinde bulunan bu türbe Bozok’ta
1542 yılında tımar sahibi, 1557 – 1558 yılında
Kırşehir Sancak Beyi olan Çerkes Bey’e aittir.
Kaynaklardan XVI. yüzyılın ikinci yarısında bugünkü
Çayıralan’ın Çerkes Bey’in çiftliği olduğu
öğrenilmektedir.
Kümbetli Cami ismi ile tanınan caminin
güneydoğusunda ve aynı avlu içerisinde bulunan
türbe, kare kaide üzerine sekizgen planlı içten
kubbeli, dıştan sivri külahlı bir yapıdır. Bu
türbenin önündeki eyvanı ile Şah Sultan Hatun
Türbesi’ne benzerlik göstermektedir. Eyvanın doğu
duvarında bulunan kitabeye göre türbe H.996
(1587–1588) yılında yapılmıştır. Türbenin ön kısmı
eyvana tamamen açıktır. Lahdin bulunduğu oda dıştan
sivri kemer silmeli üç dikdörtgen pencere ile
aydınlatılmıştır. Buradan mezar odasına dört
basamaklı bir merdivenle inilmektedir. Kare planlı
esas mezar odasının üzeri aynalı tonoz örtülüdür ve
üç mazgal pencere ile aydınlatılmıştır. Türbe
benzerlerinden günümüze kadar gelen sayılı
yapılardandır.
27
- ÇEŞKA KALESİ : (Kültür Turizmi)
Erken
Tunç Çağından Bizans Sonuna Kadar Yerleşim yeri
olan Çeşka Kalesi, Demir Çağında depo
olarak kullanılan mekânlar Bizans Döneminde ise
genişletilerek yaşam alanı olarak kullanılmıştır.
Kayaya Oyulmuş 8 Oda Bulunur. Demir Çağında
Yapıla gelen Sur Duvarı Bizans Döneminde Tamirat
Görmüştür. Kalenin Eteğinde Su İhtiyacını
Karşılayan bir su sarnıcı mevcuttur.
28 - KARABIYIK
KÖPRÜSÜ: (Kültür Turizmi)
Yozgat - Şefaatli yolunun 38.
Km.sinde Kanak Suyu üzerinde kurulmuştur.
Yavuz Sultan Selim tarafından Mısır seferine
giderken (1516) yaptırılmıştır. Ayaklar
üzerinde oturan üç sivri kemerli, iki alçak
mahmuzlu, 60 cm. yüksekliğinde korkuluk duvarı ile
uçlarda ve ortada baba taşları olan beyaz
kesme taştan yapılmış bir köprüdür. 54 m. boyunda
4.5 m. eninde olan köprünün ortasına doğru bir
harpuşluk fark edilir.
29 - BEHRAMŞAH
KALESİ: (Kültür Turizmi)

Çalışkan
köyünün kuzeyinde bulunan yüksek bir kaledir.
Gıyaseddin Keykavus emirlerinden Necmeddin
Behram Şahı Candar'a ait olan kale, 13.
Yüzyılın ilk yarısında yapılmıştır. Kalenin
birçok kısmı yıkık ve harap, batı ve güney duvarları
ayaktadır. Yüksek kale duvarları, moloz taş
üzerine kesme taş kaplıdır. İçte tuğla gibi
çaprazlama dizilerle sıralanarak zigzag duvar dolgusunu
oluşturmuştur.
|
|
ANTİK KENTLER
30 -
KERKENES HARABELERİ PTERİA
(Kültür Turizmi)
Yozgat'ın
Sorgun ilçesi Şahmuratlı köyünde bulunan Kerkenes
dağı antik kentinde ilk yüzey araştırması
çalışmaları 1993 yılında başlamıştır. 1998–2000
yıllarında müze ile katılımlı araştırma şekline
dönüşmüş ve 2001 yılından bugüne kadar da İngiliz
uyruklu Dr.Geoffrey Summers başkanlığında kazı ve
araştırmalar devam etmektedir. Şehrin demir çağında
M.Ö.600 yıllarında Medler tarafından kurulduğu
tahmin edilmekte ise de 2003 kazı sezonunda Frigce
yazıtlar bulunması kentin yıkılmadan önce büyük
ölçüde Frigleştiğini göstermektedir. Kentin yaklaşık
7 km olan sur duvarları 2,5 kilometrekarelik bir
yerleşim alanı oluşturmaktadır. Antik kaynaklarda
Pteria olarak kaydedilen kentin burası olduğu
sanılmaktadır. M.Ö. 547 yılında Persler tarafından
kent zaptedilmiş halkı esir alınarak kent yakılmış
ve surları yıkılmıştır. Yerleşim alanı kamu yapıları
ve sivil yapı adaları ile gelişmiş bir su toplama ve
kullanma sistemi içermektedir. Kazı ekibi
Jeomanyetik yüzey araştırması, direnç yöntemi ile
yüzey araştırması coğrafi bilgilendirme sistemi(GPS)
çalışmalarının bir kısmını tamamlamış, bir kısmı da
devam etmektedir. Kazı çalışmaları sırasında bulunan
bir mobilyaya ait fildişi süsleme parçası su an
Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde
sergilenmektedir. Antik kent yakılıp yağmalandığı
için nitelikli kültür varlıklarına nadir olarak
rastlanmaktadır. 2004 sezonunda saray yapı gurubu
girişinde yapılan kazı çalışmaları neticesinde avlu
döşemeleri ortaya çıkartılmıştır. Tahminler ve elde
edilen bazı verilere göre M.Ö.3–2. Yüzyıllara ait
bazı Galat mezarları da Bizans döneminde soyulmuş ve
değerli parçalar yağma edilmiştir. Kentin önemli
özelliklerinden biri de çabuk bozulabilen kumtaşı
denilen bir çeşit taşın mimari, heykeltıraş ve
yazıtlarda çok sık kullanılmış olmasıdır.
Sonuç
olarak; Orta Anadolu’nun en büyük antik
kentlerinden biri olan Kerkenes Dağı Şehrindeki
kazı ve araştırmalar bölgemizin tarihinin
aydınlatılmasına katkıda bulunmaya devam edecektir.

31 -
BÜYÜKNEFES (TAVİUM) : (Kültür Turizmi)

Tavium
Antik Kenti Yozgat il merkezinin 40 km. batısında
bulunan Büyük Nefes Köyü’nde yer almaktadır.
Tavium'da Hitit ve Frig yerleşim izleri görülmesine
rağmen asıl yerleşim Galatlar zamanında M.Ö. 3.yy
ile 1.yy arasında olmuştur. Tavium; Romalıların
Galat dedikleri kavmin M.Ö.280'li yıllarda
Balkanlardan Anadolu’ya gelen Trokme (Trokmi) kolu
tarafından kurulmuştur. Kent İç Anadolu Bölgesinde
Trokmilerin yaşadığı Orta Kızılırmak Yöresinin
ticaret merkezi ve başkenti konumundaydı. Tavium
(Büyük Nefes)'da şu ana kadar kapsamlı kazı
çalışması yapılmamıştır. 1997 yılından beri yörede
Avusturyanın Klagenfurt Üniversitesinden Prof. Karl
Strobel başkanlığında yüzey araştırmaları
yapılmaktadır. Bu çalışmalar kapsamında, Büyüknefes
ve çevresinde yer alan birçok köyde de yüzey
araştırmaları yapılmış (Yakuplu, Süleymanlı,
Körpeli, Haydarbeyli, Sağlık, Dereboymul, Beşerek,
Susuz, Çamdibi, Çakırhacılı, Zincir, Türkmensarılar,
Yassıhöyük, Çatma, Sarıfatma, Cihanpaşa,Salmanlı
v.s.) geniş bir çevrede tarihin izleri tespit
edilmiştir. Araştırmalar sonunda çok sayıda seramik
parçaları, sütun kaide ve tamburları, mezar stelleri,
Bizans dönemine ait yazıtlı mezar, birçok mimari
parçalarına rastlanılmıştır. Geniş bir çevrede
yapılan çalışmalar sonucunda şu ana kadar,
Kalkolitik çağdan – İslami döneme kadar iskân
izlerine rastlanılmıştır. Her yıl düzenli olarak
yüzey araştırmaları devam etmektedir.

32- ÇADIRHÖYÜK
(PEYNİRYEMEZ KÖYÜ) : (Kültür Turizmi)
Çadırhöyük,
Yozgat İli, Sorgun ilçesi,
Peyniryemez Köyü’ nün yaklaşık 2 km. güneyinde,
Esenli - Gelingüllü Baraj Havzasında yer almaktadır.
Yaklaşık olarak 32 mt. Yükseklikte, 220 mt.
Çapındadır. Çadırhöyük ilk kez 1926 yılında
Amerikalı Araştırmacı Von der Osten tarafından
tespit edilmiştir. 1994 yılında Chicago
Üniversitesinden Dr. Ronald L.Gorny tarafından kazı
çalışmalarına başlanılmıştır. 2006 yılına kadar
kazılar ara ara devam etmiştir. Çadırhöyük’te
yapılan kazılar neticesinde çok sayıda çeşitli
dönemlere ait eserler bulunmuştur. Höyükte
Kalkolitik, İlk Tunç, Erken Hitit, Hitit
İmparatorluk, Frig, Hellenistik, Roma ve Bizans
dönemlerine ait tabakalar tespit edilmiştir.
33 - YENİ
FAKILI DAMLALI YERALTI KOMPLEKSLERİ : (Kültür
Turizmi)

Yenifakılı
İlçesi Damlalı mevkiinde bulunan yeraltı
yerleşimleri Damlalı vadisinin iki yamacı
boyunca devam etmektedir. 2008 yılı Nisan - Mayıs
aylarında bu yeraltı mekânlarında bir
temizlik çalışması Valilik imkânları ile
yapılmıştır. Çalışma sonucunda vadinin doğu
yamacından girilen büyük bir salon ve iki koridor
ortaya çıkarılmıştır. Koridorlar iki adet
odaya ulaşmaktadır. Bizans döneminde yerleşilen
bu kayaya oyma yeraltı mekânlarının güvenliği
için girişlere konulan daire şekilli kapı
taşları ile sağlanmıştır. Toplam 8 Oda
bulunmuştur. Odaların 2 tanesi kaçak kazılarla
tahrip edildiğinden temizlenememiştir. Beşik tonozlu
odalar toprağa oyularak yapılmıştır. Büyük bir
salondan odalara ayrılan 2 koridor vardır.
Koridorlar 50 – 60 m. uzunluğunda devam etmektedir.
Koridorlar boyunca çeşitli odalara ulaşılmıştır.
Bizans döneminde yerleşim görmüştür.
34
- YERALTI ŞEHİRLERİ
* Boğazlıyan
Özler Yeraltı Şehri
* Boğazlıyan
Aşağı Hasinli Yeraltı Şehri
* Boğazlıyan
Karakoç Yeraltı Şehri
* Boğazlıyan
Ovakent Yeraltı Şehri
* Yenifakılı
Damlalı Yer altı Şehri. Gibi yerleşimleri,
İlimiz Yozgat
‘ın çok zengin ve bakir turizm potansiyeline sahip
olduğunu göstermektedir.
35
- Kazankaya Vadisi (Kazankaya Kanyonu) :

Aydıncık
ilçesi, Kazankaya kasabasından başlayarak yaklaşık
10 km.lik uzunluğu olan Kazankaya Vadisi, sahip
olduğu özellikleriyle doğa turizminin birçok türü
için oldukça uygun bir alandır. Çevresi dik
kayalıklarla çevrili vadinin ortasından geçen
Çekerek Irmağı; rafting sporuna elverişli yapısı,
barındırdığı su samurları ve su kuşu türleriyle
vadiye ayrı bir güzellik katar. Vadide, mağaralara
ve antik dönemden kalma yerleşim izlerine de
rastlanır; kayalara işlenmiş av tanrıçası
kabartması, eski çağlarda burada avcılık yapıldığını
göstermektedir.
Kasabanın toprakları İç Anadolu
Bölgesinde Yozgat ilinin kuzeyinde 570 m. Rakımı
olan toprakları verimli ve
sulanabilir bir yerdedir. İklim olarak Amasya ve
Tokat illerinin özelliklerini göstermektedir.
Güneyinde 1363
m. yüksekliğindeki Alan Dağları, Batısında ise
Malbelen Tepesi yer almaktadır.
Ortasından Çekerek Irmağı
geçmektedir. Çevresinde meşe ve ardıç ağaçları
bulunmaktadır. Kasabanın etrafı dağlarla çevrilidir.
Kışlar ılık geçer, yazlar sıcak geçer. Yerinin
özelliği sebebiyle rüzgârlara kapalıdır. Kar fazla
görülmez. Yağışlar İlkbahar ve Sonbaharda görülür.
Yıllık yağış miktarı azdır.
Yamaç kayaları üzerine işlenmiş, 1,5
metre yükseklikte Hitit Medeniyeti dönemi bereketi
ve bolluğu simgeleyen "Bereket Tanrıçası"
kabartmasından, bölgenin, M.Ö. 2. yüzyılda avlak
olarak kullanıldığı da tespit edilmiştir.
36- YOZGAT
EFSANELERİ
1-
Gelin Kayası Efsanesi
Yozgat'taki
Nohutlu Tepesi’nin arkasında bulunan Cehrilik
yakınlarında deveye binmiş geline benzeyen kayalar
bulunmaktadır. Bu kayalara "Gelin Kayası "denir.
Efsaneye göre köyün birinden gelin alayı
gelmektedir. Eşkıyalar gelin alayını çevirirler.
Niyetleri kervandaki gelini alıp esir pazarında
satmaktır. Gelin alayının er kekleri eşkıyalarla
vuruşurlar ve hayatlarını kaybederler. Eşkıyalar,
gelini ve damadı yakalamak üzeredirler.
Yakalanacaklarını anlayan gelin ve damat Allah'a dua
ederler. "Allah'ım bizi bu eşkıyaların eline
düşürme, bizi ya taş et, ya kuş et" Duaları kabul
olunur. Güzel gelinle birlikte eşkıyalar, develer ve
atlar oracıkta taş olurlar. Damat ise kuş olup
gökyüzüne uçuverir. Güzel gelinin ağlarken gözünden
döktüğü yaşlar sel olur ve orada kırmızılalecikler
bitmeye başlar. Zamanla bu laleler tüm tepeyi
kaplar. Eğrice'de (masyısın ikinci haftasında)
cehrilik laleleri kırmızı kırmızı açar ve beyaz
güvercinler gökyüzünde süzülürler. Yozgatlı avcılar
buradaki güvercinlere kesinlikle ateş
etmezler.(Yozgat)
2-
Sarıkaya Kaplıcalarının Efsanesi (Kral Kızı Hamamı):
Roma
Kral Kızı Hamamı diye bilinen Sarıkaya
Kaplıcaları’nın efsanesi halk arasında şöyle
anlatılır: Kayseri'de oturan Roma krallarından
birinin kızı amansız bir hastalığa yakalanır. Kral
kızını birçok hekimlere götürür, tedavisi için her
şeyi yapar. Ama güzelliği dillere destan bu kızın
derdine çare bulunamaz. Kızın hastalığı gün geçtikçe
ilerlemekte, kız artık yürüyemez bir haldedir.
Ayakları tutmamaktadır, dizleri küt olmuştur.
Bugünkü adıyla kızın hastalığı romatizmadır. O
günlerde Sarıkaya sazlık ve bataklıktır. Sıcak suyun
olduğu yerde küçük bir gölet oluşmuştur, balçık
halinde çamurlu bir hamamdır
burası. Kral küçük kızını son çare olarak bu sıcak
suyun bulunduğu yere gezsin diye gönderir. Artık
ömrünün sayılı günlerini yaşayan zavallı kız avunmak
için bu çamurlu gölet kenarında dolaşmakta, zaman
zaman da arkadaşlarıyla çamurlara girmektedir. İşte
gezmek ve avunmak için girdiği çamurlar ve sıcak su
kıza iyi gelir. Bir müddet burada kalır, gün
geçtikçe kızın hastalığı iyi olmaya başlar. Küt
dizleri açılır; yavaş yavaş adım atmaya, yürümeye
başlar. Sonunda tamamen iyileşen güzel kızın
buradaki sıcak sudan iyi olduğu anlaşılır. Bunun
üzerine kızın babası kral, buraya mermerden bir
havuz yaptırır, etrafını kesme büyük taşlarla
çevirttirir, önceleri kimsenin olmadığı bu havuz
çevresinde bir şehir oluşur. Kralın kızının adı bu
yeni şehre verilir. Yetmiş bin nüfuslu bu şehrin adı
"Öper" veya "Hoperi"dir. Şehrin ulaşımı ise
Sarıkaya'nın Beştepeler mevkiinden geçen Yozgat ve
Kayseri şoselerinden sağlanmaktadır. Bu büyük şehir
bir deprem sonucu yok olmuştur, sadece hamamların
olduğu yer kalmıştır.
4- CAMİ
TEMELİNİN SAĞLAM OLMASI:
Büyük Caminin
temeli kazıldığında temelden su çıkar. Temele ardıç
ağaçları çaprazlama atılarak temel duvarı örülür.
Temel duvarının örülmesinden sonra caminin ustabaşı
ortalıktan kaybolur, ve cami inşaatı devam etmez.
Yedi yıl sonra ustabaşı gelir caminin inşaatına
devam ederek camiyi tamamlar. Niçin kaybolduğu
sorulunca: "Cami temelinin yerleşip yerleşmediğini
ölçtük. Böylece camiyi sağlama aldık. Bu cami duvarı
kolay kolay çatlamaz." der.
5- CUMADA
HIZIR BULUNMASI:
Bir gün
Büyük Cami inşaatına harç karan amelelerden birinin
yanına aksakallı ihtiyar bir adam gelir. Camiye
emeğinin geçmesi için çalışan işçiden küreği alır,
bir müddet harç kardıktan sonra küreği tekrar işçiye
vermek ister. İşçi küreği geri almaz ve ihtiyara:
"Ben senin kim olduğunu biliyorum. Her sabah
namazında bu camide olacağına söz verirsen küreği
alırım. Yoksa almıyorum." der. "Her sabah namazı
için söz veremem ama, her kandil ve cuma
namazlarında bu camide olacağıma söz veriyorum."
diyen ihtiyarın elinden işçi küreği alır. Aksakallı,
fani görünüşlü Hızır oracıkta kaybolur. Halk Hızır
Aleyhisselâm'ın her cuma ve kandil namazlarında
Büyük Cami'de olduğuna inanmaktadır.
6- ÇAMLIK SÖYLENCESİ:
Yozgat'ın
en ünlü dinlenme yeri Çamlıkla ilgili söylenceye
göre; Çamlığa ilk fidanı Aslı'nın ardından diyar
diyar dolaşan Kerem dikmiştir.
Yolu Yozgat yöresine düşen Kerem Aslısını sormuş,
bulamayınca Çamlığın bulunduğu kıraç yamaca bir
fidan dikmiş; "Bu çamdan nice çamlar filizlenir,
koruk olur, bizi söyler bizi fısıldar." deyip
yollara düşmüştür. O gün bu gündür çamlık, hafif bir
yelde sevda türküleri söyler, içli sevgi ezgileri
fısıldar. Sevdalıların buluştuğu Çamlık için böyle
bir efsane söylenir halk arasında.
|
|
37 - YÖRESEL
YEMEKLER;
1.
ARABAŞI
Malzemesi
Hamur için :
•
5 kg su • 650gr un (12 kişiliktir)
5 litre suyun 3 litresi ateş üzerinde kaynatmaya
bırakılır. Kalan 2 litre soğuk suya 650 gr un ilave
edilip mikser ile çarpılarak bulamaç haline
getirilir. Bulamaç haline getirilmiş hamur
kaynamakta olan suya birdenbire boşaltılır. Oklava
ile devamlı karıştırılarak hamur mısır patlağı gibi
patlamaya başlayınca 3-4 dakika daha kaynatılıp 40
cm’lik 2 adet Sini’ye dökülüp soğutmaya terk edilir.
Çorba
için :
• Tavuk veya Hindi eti (göğüs) • 5 kg su • 5 kaşık
un (yağsız kavrulmuş un) • 2 kaşık salça • 1 kaşık
pul biber • 150 ve 200 gr yağ
Tüm bu malzemeler çiğ olarak karıştırılıp ocağa
konulur. Köpük kayboluncaya kadar pişirilerek hazır
hale getirilir. İkramdan önce tikelenen et çorbaya
ilave edilip bir taşım kaynatılıp servis yapılır.
Soğumaya bırakılan hamur, ıslak bir bıçak ile
baklava dilimleri şeklinde kesilir. Tepsinin ortası
çorba kâsesi sığacak şekilde açılır, açılan yere
çorba kâsesi yerleştirilir. Kesilen hamurlar kaşık
üzerine yerleştirilerek çorba ile birlikte
çiğnemeden yutulur.
2. MADIMAK
Malzemesi:
• 1,5 kg.
Madımak • Bir kase yoğurt • 150 gr. Pastırma •
Bir-iki diş sarımsak • Tuz, biber, yağ,
salça
1.5 kg. madımak temizlendikten sonra satırla
kıyılarak iyice küçültülür. Bir tencereye yağ,
salça, pastırma konularak kavrulur. Kıyılan madımak
üzerine ilave edilir. 15 dakika pişirildikten sonra
servis yapılır. Sarımsaklanmış yoğurt isteğe göre
sos olarak kullanılır. Afiyet olsun.
3.
TESTİ KEBABI
Malzemesi:
•
1 adet Testi • 3 kg. Kuşbaşı et • 1 kg. Domates •
300 gr. Sarımsak • 200 gr. Sivri biber • 200 gr.
Tereyağı • Karabiber, tuz
Doğranmış domates, sivri biber ve sarımsak kuşbaşı
ete katılarak ezmeden iyice karıştırılır. Yeterince
tuz ilave edilir. Testi içi iyice yıkandıktan sonra
karıştırılan malzeme testinin içerisine doldurulur.
En üste tereyağı konulur. Testinin ağzı hamur ile
kapatılır ve ortası hafif açılır. Genellikle açık
havada odun veya meşe kömürü yakılmış bir ateşte
pişirilir. İki saate yakın bir zamanda pişen yemeği
ilk defa yapanlara meşe kömürüyle yapmaları tavsiye
edilir. Yemek piştikten sonra testi kırılarak yemek
testinin içinden servis yapılır. Afiyet olsun.
Testi
Kebabı, Yozgat Belediyesi
tarafından Türk Patent Enstitüsüne "Yozgat Yöresi
Yemeğidir" diye tescil ettirilmiştir.

38-
KAPLICALAR KENTİ
“YOZGAT”
Eski
Çağlardan beri yerleşim yeri olan Yozgat, pek çok
medeniyetin izlerini taşımaktadır. Hitit, Frig,
Lidya, Galat, Med, Roma ve Bizans İmparatorlukları
ile Türklerin Anadolu’ya gelişleri neticesinde
bölgenin Selçuklular, Beylikler ve Osmanlı
dönemlerinin silinmez izleri ile doludur. İlimiz
Yozgat tarihi, Kültürel ve Turizm değerlerinin yanı
sıra termal kaplıca turizmi açısından da çok önemli
değerlere sahiptir.
İlimiz, Yozgat Kaplıca Kentidir. Sarıkaya ve
Boğazlıyan Cavlak kaplıcalarımız daha önce turizm
merkezi ilan edilmiş olup, diğer ilçelerimizden
Sorgun ve Yerköy Kaplıca alanlarının turizm merkezi
ilanı ise Bakanlar Kurulu Kararı ile 2007 yılı
içerisinde gerçekleştirilmiştir.
Yozgat ve İlçeleri, Termal kaynak zenginliğinin yanı
sıra fiziksel ve kimyasal bileşimleri açısından
Ülkemizin üstün nitelikli şifalı suları arasında yer
almaktadır.
Termal Kaynaklar; Doğal çıkışlı, suyu bol ve
verimli, mineral ve eriyik değerleri yüksektir.
Sıcaklık değerleri bakımından farklı nitelik
gösteren kaplıcalarımız banyo tedavisine
elverişlidir.
Bu
özellikleri ile Yozgat Bölgesindeki termal sularımız
çok geniş bir tedavi alanı yaratmaktadır.
1- SARIKAYA
KAPLICALARI
Termal Turizm
Merkezi
Konumu
Yozgat’ın 77
Km. Güneydoğusundaki Sarıkaya İlçe merkezinde
bulunan kaplıca suları florür içeren oligometalik
sular grubundan olup, 48 °C sıcaklığa ve 28 lt/sn.
debiye sahiptir.
Kaplıcada
Tedavi Olunan Hastalıklar
Hekim kontrolünde ve soğutulduktan
sonra banyo uygulamaları şeklinde inflamatuvar
romatizmal hastalıkların kronik dönemlerinde; kronik
bel ağrısı,
eklem
hastalıklarının; miyozit, tendinit, travma,
fibromiyalji, sendromu gibi yumuşak doku
hastalıkların tedavisinde tamamlayıcı tedavi unsuru
olarak, ortopedik operasyonlar, beyin ve sinir
cerrahisi
sonrası gibi uzun süreli hareketsiz
kalma durumlarında mobilizasyon çalışmalarında,
kronik dönemdeki nörolojik rahatsızlıklarda
rehabilitasyon
amacıyla,
stres bozukluklarında ve spor
yaralanmalarında tamamlayıcı tedavi unsuru olarak
kullanılabilir niteliktedir. Suyun
içerdiği
florür miktarının yüksek olması nedeniyle kaynakdan
içme
şeklinde yararlanılması
sakıncalıdır.
Sarıkaya kaplıcaları bünyesinde, Bakanlığımız
İşletme Belgeli 3 yıldızlı otel – kaplıca ve
Belediye Belgeli bir konaklama tesisi bulunmaktadır.
İlçenin ana yol güzergahında olması nedeniyle ulaşım
oldukça kolaydır.

2 - SORGUN
KAPLICALARI
Termal
Turizm Merkezi
Konumu
Kaplıcalarımız, İlimizin, 34 Km. dogusunda bulunan
Sorgun İlçe Merkezinde bulunmaktadır. Su sıcaklığı
50 – 60 °C arasında olup, 40 lt./sn. debiye
sahiptir.
Kaplıcada
Tedavi Olunan Hastalıklar
Hekim kontrolünde ve soğutulduktan
sonra banyo uygulamaları şeklinde inflamatuvar
romatizmal hastalıkların kronik dönemlerinde; kronik
bel ağrısı,
eklem
hastalıklarının; miyozit, tendinit, travma,
fibromiyalji, sendromu gibi yumuşak doku
hastalıkların tedavisinde tamamlayıcı tedavi unsuru
olarak, ortopedik operasyonlar, beyin ve sinir
cerrahisi sonrası gibi uzun süreli hareketsiz kalma
durumlarında mobilizasyon çalışmalarında, kronik
dönemdeki nörolojik rahatsızlıklarda rehabilitasyon
amacıyla, stres bozukluklarında ve spor
yaralanmalarında tamamlayıcı tedavi unsuru olarak
kullanılabilir niteliktedir. Suyun içerdiği florür
miktarının yüksek olması nedeniyle kaynakdan içme
şeklinde yararlanılması sakıncalıdır.
Sorgun Kaplıcaları bünyesinde Bakanlığımız, yatırım
belgeli 5 yıldızlı otel (yatırım aşamasındadır.) ve
Belediye belgeli 3 ayrı konaklama tesisi
bulunmaktadır. İlçenin ana yol güzergahında olması
nedeniyle ulaşım oldukça kolaydır.
3
- BOĞAZLIYAN KAPLICASI
Termal
Turizm Merkezi
Konumu
Boğazlıyan İlçemiz, İlimizin 94 Km. güneyinde yer
almaktadır. Kaplıca alanı İlçeye 3 Km. mesafedeki
Bahariye Köyü sınırları içerisinde bulunmaktadır.
Kaplıca Suyu sıcaklığı 32 - 44 °C arasında olup, 320
lt/sn. debiye sahiptir.
Kaplıcada
Tedavi Olunan Hastalıklar

Sağlık
Bakanlığının raporlarına göre; Romatizmal ağrılar,
kırık – çıkık rahatsızlıkları, kadın hastalıkları,
kronik bronşit, üst solunum yolları rahatsızlıkları,
safra kesesi taşları, karaciğer ve mide
rahatsızlıkları ve ağrıların dindirilmesinde etkili
olmaktadır.
Kaplıca sahasına yeni yatırımlar başlamıştır.
İlçenin ana yol güzergâhında olması nedeniyle ulaşım
oldukça kolaydır.
4 - YERKÖY
KAPLICASI
Termal
Turizm Merkezi
Konum
Yerköy
İlçemiz, İlimizin batısında 41 Km. uzaklıkta olup,
kaplıca alanı ilçe merkezi içerisindedir. Kaplıca
suyu sıcaklığı 44 °C dir.
Kaplıcada
Tedavi Olunan Hastalıklar

Sağlık Bakanlığının yapmış olduğu
analizler sonucunda Nevrit, Nevralji, Kırık-Çıkık
Sekelleri, Kadın Hastalıkları, Romatizmal
Hastalıklar, Kronik Romatizmal Hastalıklar, Çeşitli
Ağrılar, Cilt hastalıklarına iyi geldiği raporla
onaylanmıştır. Kaplıca alanında Belediye belgeli
tesis bulunmaktadır. İlçenin ana yol güzergâhında
olması nedeniyle ulaşım oldukça kolaydır.
5 - SARAYKENT
KAPLICASI
Konum
Saraykent İlçemiz, İlimizin doğusunda
71 Km. uzaklıkta olup, kaplıca alanı ilçe
merkezindedir. Kaplıca suyu sıcaklığı 74 – 80 °C
arasında 10 – 14 lt/sn debiye sahiptir.
Kaplıcada
Tedavi Olunan Hastalıklar
Hekim
kontrolünde ve soğutulduktan sonra banyo
uygulamaları şeklinde inflamatuvar romatizmal
hastalıkların kronik dönemlerinde; kronik bel
ağrısı, eklem h astalıklarının;
miyozit, tendinit, travma, fibromiyalji, sendromu
gibi yumuşak doku hastalıkların tedavisinde
tamamlayıcı tedavi unsuru olarak, ortopedik
operasyonlar, beyin ve sinir cerrahisi sonrası gibi
uzun süreli hareketsiz kalma durumlarında
mobilizasyon çalışmalarında, kronik dönemdeki
nörolojik rahatsızlıklarda rehabilitasyon amacıyla,
stres bozukluklarında ve spor yaralanmalarında
tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılabilir
niteliktedir. Suyun içerdiği florür miktarının
yüksek olması nedeniyle kaynakdan içme şeklinde
yararlanılması sakıncalıdır.
Kaplıca alanında 1 Adet belediye belgeli tesis
bulunmaktadır. İlçenin ana yol güzergahında olması
nedeniyle ulaşım oldukça kolaydır.
6
- AKDAĞMADENİ – KARADİKMEN ILICALARI
Konum ;
Akdağmadeni
İlçemiz, İlimize 104 Km. uzaklıkta olup, Akdağmadeni
İlçe Merkezine 21 km D–200 Karayoluna 10 km Oluközü
beldesinden yolu ayrılmaktadır. Köy yolu asfalt
kaplama olup ulaşım her mevsimde sağlanmaktadır.
Kaynak kendi halinde yeryüzüne çıkmakta olup şu anda
çıkan suyun sıcaklığı 38,7 0C dir. Debisi 0,3 Lt/sn
dir. Havzada kendi halinde çıkan başka kaynaklarda
400 m2 lik alanda kendi halinde sular çıkmaktadır.
Bölgede şu ana kadar herhangi bir sıcak su sondaj
kuyusu açılmış değildir Kaynak suyunda pH 7,85 ve EC
3800 uS/cm olarak ölçülmüştür. Kaynak suyunun iyon
karakteristikleri ise Na+K>Ca>Mg ve SO4 >Cl>HCO3
şeklindedir. Halk arasında suyun insan vücudunun
yorgunluğunu aldığını ve insana dinçlik verdiği
yörede yaşayan insanlar tarafından söylenmektedir.
Araştırılması gereken kaplıca alanlarından
birisidir. İlçe ve Ilıcalar yemyeşil doğa harikası
içerisinde yer almaktadır.
39 -
TÜRKÜLERİMİZ :
Hastane Önünde İncir Ağacı, Çamlığın Başında Tüter
Bir Tütün, Asker Yolu Beklerim, Yeşil Ayna, Aynalı
Körük ve Yozgat ili ile özdeşleşmiş, Nida Tüfekçi’ye
ait olan “Yozgat Sürmelisi” türküsü Türkiye
genelinde en çok sevilen ve söylenen
türkülerindendir.
Yozgat;
Tarihi, kültürel, doğal ve termal zenginlikleri,
türküleri, gelenek ve görenekleri, Anadolu’ya has
özel mutfağı ile bir kültür şehridir.
YOZGAT
TÜRKÜLERİ VE HİKÂYELERİ
1-Yozgat
Sürmelisi;
(Sürmeli Bey Hikâyesi)
Yozgat şehri 1760 yılı
başlarında Bozok Yaylasının, yeşillik, etrafı
ormanlarla çevrili içinde binbir çeşit kuşun
ötüştüğü bir sahada kurulurken; Yozgat halkı o zaman
yarı göçebe ve sürülerini besleyerek hayvancılıkla
uğraşır, hayatlarını bu yoldan sağlarlardı.
Bozok
yaylasında otlayan bu sürülerin birini de Sürmeli
Bey adında bir Türkmen Yörüğü otlatırdı. Halk
tarafından sevilen bu yanık sesli halk ozanı elinde
kavalı, sırtında sazı Yozgat'tan Akdağmadeni'ne
uzanan ormanların içinde sürüsünün içinde dolaşırdı.
Bazen bir çamın dibine rastlanır. Sazının tellerini
konuşturur bazen bir derenin kenarında kavalını
çalar, aşık olduğu gönlünün sevgilisini düşünürdü.
O sevgili ki güzelliği Bozok yayla'sına yayılmış,
ahu gözlü, sürmeli kaşlı, ayyüzlü bir dilberdi.
Babası bir Türkmen beyi idi ve çok sert bir adamdı.
Sürmeli Bey, ailesini salarak, babasından sevdiğini
istetir, mağrur adam, kızını bir çobana vermeye
yanaşmaz. Araya beyler, ağalar girer ama boşuna, bir
türlü gönlü olmaz kızın babasının ve iki sevgili
birleşemezler.
Üzüntüsünden sürüsünü bırakan Sürmeli Bey alır
sazını eline beş çamlar mevkiinde kendine bir dergâh
kurar. Aşkını, yanık türküleriyle dağlara ağaçlara
anlatır. Küser otağına, obasına ve Akdağlar'a kadar
uzanan çamların arkasında onu bir daha gören olmaz.
Dertli kavalına üflediğ, işli sazına söylettiği
nameler kalır geriye. O gün bu gündür dillerde
yankılanır Sürmeli Bey'in türküleri.
2-
SÜRMELİ KIZIN ÖYKÜSÜ
Sürmeli Yozgat'ta yaşanmış Türk Halk Edebiyatının en
güzel örneklerinden birisidir. Yozgat Sürmelilerinin
ortaya çıkışı 19. yy. sonlarında İkinci Cihan
Harbinin sona erdiği dönemdir. Hepsi 96 beyittir.
Sürmeli güzel gözlü sevgiliye bir hitaptır. Eskiden
genç kızlar dışarıya çıkarken gözlerine sürme
çekerlerdi ve gözleri daha alımlı olurdu. Bol
feracelerinin içinde sadece gözleri görünürdü
kızların.
Yozgat Sürmelileri yaşanmış öykülerin getirdiği
birer sevda, hatta karasevda türküleridir. Bu bir
anlık sürmeli gözlere bakış, yüreklerde büyük
aşklara kara sevdalara başlanmış olur kor düşen
yürekler sessiz sessiz yanar, ateşini genişletir ve
ağızlardan sürmelinin sözleri olarak dökülür.
Söylenen sözlerde acı vardır, hasret vardır, gurbet
vardır. Sürmelileri dinlerken bu kadar
duygulanmamızın sebebi bu sürmeli öykülerinde
yakaladığımız duyguların kendimizde de bir yeri, bir
acısının olmasındandır. Kısaca kendi aşklarımızı,
hasretimizi buluruz Yozgat Sürmelilerinde.
Yozgat Sürmelisini ve türkülerini Nida TÜFEKÇİ ve
Muzaffer SARISÖZEN repertuvara kazandırmış
olup,”Yurttan Sesler” programında bu türkülerimiz
bizi mutlu etmiştir.
Radyo
ve televizyonlarda severek dinlediğimiz “Yozgat
Sürmeli”sinin değişik yorumları vardır. “Çamlığın
başında tüter bir tütün” “Hastane önünde incir
ağacı” “Bastımda kırıldı iğdenin dalı” “Allı turnam”
“Yeşil ayna takındın mı beline”
Sürmeli Beyin en tanınmış türküsü ;
Of ooof !
Yozgat seni delik delik anam delerim
Kalbur olur toprağını anam elerim
Vay vay anam sürmelim
Eğer sürmelini yitirirsen anam
Koyun olur peşin sıra melerim
Vay vay anam sürmelim
Of oof ! Çamlığın ardında bir yuva yaptım
Yuvamın içinde sürü otlattım
Ben sürmelimi gurbete attım
Vay vay anam sürmelim
Yozgat türkülerinde hasret, sevda ve hepsinden daha
çok yayla ve yayla ile ilgili konular işlenmiştir.
Yozgat’ı en iyi anlatan “Türkü Yozgat Sürmelisi”dir.
Sürmeli Türküsünden bir dörtlük şöyledir.
Dersini almış da ediyor ezber
Sürmeli gözlerin sürmeyi neyler
Bu dert beni iflah etmez del eyler
Benim dert çekmeye dermanım mı var
YOZGAT
SÜRMELİSİNDEN BİRKAÇ BEYİT
Dersini
almış da ediyor ezber
Sürmeli gözlerin sürmeyi neyler
Bu dert beni iflah etmez del eyler
Benim dert çekmeye dermanım mı var
Yozgatı sel aldı Soğluğu duman
Sıtkınan seviyom seni vallahi inan
Eller yarini aldığı zaman
Ellerim koynumda kalır bir zaman
Çiğ düşmüşde gül sineler ıslanmış
Yağmurun çöllere yağdığı gibi aman
Vay vay annem Sürmelim amman
Ölüp de mezara girdiğim zaman
Ben susuyum da kemiklerim söylesin aman
Aman aman Sürmelim aman
3- ZİYA
TÜRKÜSÜNÜN ÖYKÜSÜ
Ziya yakışıklı bir delikanlıdır. Yozgat'ın Karacalar
Köyündendir. Aynı köyden Fikriye adlı kızı sever ve
nişanlanır. Fikriye'nin
babası Karacalar Köyü imamı Ali Hocadır. Ali Hoca
Kızıltepe Köyüne imam olur. Ziya sık
sık nişanlısını görmeye
at sırtında gider. İki tarafta birbirini oldukça
sevmektedir. Ziya bir gün
ekin sularken üşütmüş ve karın ağrısından şikâyet
etmektedir. Doktora gider ama fayda bulamaz, bir
hafta içinde ölür. Bir başka söylentiye göre, Ziya
Bey yakışıklı, at düşkünü, çok iyi atan binen, iyi
cirit oynayan bir yiğittir. İki köy arasında
oynanan ciritte attan düşer orada ölür. Fikriye,
nişanlısının ani ölümü karşısında duyduğu acıyı ve
kederi şiire döker böylece Ziya Türküsü ortaya
çıkar. Ağıtın tamamı 30 kıtadır. Yozgat'ta çok
sevilen ve söylenen bir türküdür.
ZİYA TÜRKÜSÜ
Çamlığın başında tüter bir tütün;
Acı gormiyenin yürüğü
bütün
Ziya'nın atını pazara tutun
Gelen geçen Ziyam ölmüş desinler.
At üstünde guşlar gibi
dönen yar,
Gendi gidip ehbabları
yanan yar.
Benim yarim yaylalarda oturur
Ak elini soğuk suya batırır
Demedim mi yarim ben sana
Çok muhabbet tez ayrılık getirir.
At üstünde guşlar gibi
dönen yar,
Gendi gidip ehbabları
yanan yar.
Ham meyveyi koparttılar dalından
Ayırdılar
beni nalı yerimden
Demedimmi
nazlı yarim ben sana
Çok muhabbet tez ayrılık getirir.
At üstünde guşlar gibi
dönen yar,
Gendi gidip ehbabları
yanan yar.
4-
HASTANE ÖNÜNDE İNCİR AĞACI TÜRKÜSÜNÜN HİKÂYESİ
Komşu
kızı ile beşik kertmesi olan bir genç asker'de
vereme yakalanır. Hava değişimi olarak Yozgat'a
(Akdağmadeni) gelir. Sözlüsünün ailesi gence
kızlarını göstermek istemez. Genç tedavi için
İstanbul'da hastaneye yatar, pencereden gördüğü
incir ağacından aldığı ilhamla aşağıdaki türküyü
söyler. Yakalandığı amansız hastalıktan
kurtarılamayarak hastanede ölür. Ailesi cenazesini
Yozgat'a getiremez. İstanbul'da kalır.
HASTANE ÖNÜNDE
İNCİR AĞACI
Hastane önünüde incir
ağacı
Doktor bulamadı bana ilacı
Baştabib
geliyo zehirden acı
Garip kaldım yüreğime dert oldu
Ellerin vatanı bana yurt oldu
Mezarımı kazın bayıra düze
Benden selam söyleyin sevdiğim
gıza
Başına koysun, karalar bağlasın
Gurbet elde kaldım diye ağlasın
40- SANAT
:
1. El
İşlemeciliği;
Yozgat'ta eski yaygınlığını
yitirmiş olmakla birlikte dokumacılık, örücülük gibi
el sanatları, günümüzde de sürdürülmektedir. Kilim,
halı, bez başlıca dokuma türleridir. Ancak bunlarda
özgün süslemelerden veya dokuma tekniklerinden söz
edilemez. Halılar
Kayseri halılarım,
kilimlerde Şarkışla kilimlerini andırır. Geometrik
motiflerle stilize bitki ve hayvan motifleri yaygın
süslemelerdir. Dokumacılıkta bordo, lacivert ve
yeşil renkler egemendir.
2.
Gümüş İşlemeciliği:
Gümüş işlemeciliği ile ilgili olarak Yozgat’ta bu
işle uğraşan birkaç kişi bulunmaktadır. Şu anda
çevre illerden hazır yapılmış olarak getirilen gümüş
25–30 yıl öncesinde ustalar tarafından gümüş
külçeler veya Osmanlı sikkeleri potalarda eritilip
istenilen şekilde işlenip piyasaya sürülürdü. El
işlemeciliğinde genellikle kolye, bilezik, künye,
küpe, kapı kolları, kapı tokmakları v.b. gibi
eşyalar yapılırdı. Özel siparişler de dikkate alınıp
ustanın elinde şekil bulurdu.
3.
Bakır İşlemeciliği:
25–30 yıl öncesinde Tol çarşı içinde bakırcılar
bulunmaktaydı. Ancak bugün için birkaç kişiyi
geçmeyen bakırcılık unutulmaya yüz tutmuştur. Bakır
işlemeciliğinde de gümüşte olduğu gibi şu anda
işlenmiş ve yapılmış olarak gelen hazır kaplar veya
eşyaların satışı yapılmaktadır. Daha önceki yıllarda
çarşıya plakalar halinde gelen bakır malzeme ustalar
tarafından istenilen veya ihtiyaç duyulan mutfak
veya ve sair eşyalara dönüştürülürdü. (Helke, kazan,
tas, tepsi, leğen, sahan, sini v.b.) Bakır levhalar
istenilen eşyanın büyüklüğüne göre kesilip önceleri
ayakla çalıştırılan ve daha sonraları motorlu
olanları çıkan körüklerin kor hale gelen ateşte
iyice ısıtılıp tokmaklarla örs üzerinde dövülerek
istenilen hale getirilirdi.
4.
Kalaycılık:
Bakır
mutfak eşyalarının kullanıldığı dönemlerde revaçta
bir meslek olan kalaycılık da bu gün kaybolmaya yüz
tutmuş meslekler arasında yer almaktadır. Nişadır ve
kalay malzemesi ile yapılın kalay işi çok basit bir
yöntemle yapılmaktadır. Kalaylanacak kap bir
kıskaçla tutulup körüğün korladığı ateşte iyice
ısıtılır. Isınmış olan kap kenara çekilir ve içine
önce nişadır arkasından kalay malzemesi atılıp bir
pamukla sıcaktan hemen eriyen kalay bütün kabın
içine iyice sürülür. İşlem tamamlandığı zaman beyaz
ve parlak bir görünüm alan kap istenildiği zaman
kullanılabilir hale gelir.
5.
Bıçakçılık :
40–50 yıl önce kamyon
makaslarından bıçak yapılırdı. Şimdi ise hazır
getirilen çelik malzemeden bıçak yapılmaktadır.
İstenilen ebattaki çelikler körüğün korladığı ateşte
iyice dövülerek istenilen şekle sokulur. Ağız
inceliği sağlanan çelik keskin hale getirilmek üzere
çark’a verilir. İncelip tasfiye işi biten çelik’e su
yağ ile birlikte verilir. Çelik çok sertleşirse suyu
yeniden alınır. Bıçak ustalığındaki maharet çeliğe
su vermekte bulunur. Bıçak için yapılacak olan
saplar ya ağaçtan (gürgen, ceviz) veya keçi, manda
boynuzundan yapılır. Boynuzda ateşte ısıtılarak örs
ve çekiçle bıçak sapı haline getirilip ve daha sonra
bu sap cila ile parlatılarak çelikle birleştirilir
ve bıçak tamamlanmış olur.
6.
Nalbantçılık :
Otomobillerin az, at arabaları ve kağnıların çok
olduğu dönemde nalbantçılık önemli meslekler
arasında sayılmakta idi. 30-40 yıl önceleri Yozgatlı
ustaları yaptığı nallar hayvanlara takılırdı. Ancak
diğer sanatlar gibi kaybolmaya başlayan bu meslekte
de Yozgat’ta bu gün iki usta bulunmaktadır. Nallar
İstanbul ve Zile’den hazır olarak getirilmektedir.
Nal için örs, çekiç, kerpeten ve atın tırnağını
yontmak için yonacak denilen aletlere ihtiyaç
vardır. Atın tırnağı yonacakla nala uygun hale
getirilir ve nal çivilerle tırnağa çakılır.
42) İLDE
POTANSİYEL ARZ EDEN TURİZM TÜRLERİ
v
Yayla Turizmi
v
Mağara Turizmi
v
İnanç Turizmi
v
İpek Yolu Projesi
v
Dağ-Doğa Yürüyüşü (Trekking)
v
Akarsu Turizmi (Kano-Rafting)
v
Bisiklet Turları
v
Kuş Gözlemciliği (Ornitoloji)
v
Botanik (Bitki inceleme) Turizmi
v
Foto Safari
v
Jeep
Safari
v
Av Turizmi
v
Sportif Olta Balıkçılığı
v
Yamaç Paraşütü
v
Klimatizim
(Sağlıklı iklim ortamı)
v
Hobi Turizmi
v
Kültür Turizmi
v
Oberjin Turizmi
v
Olta Balıkçılığı
v
Sağlık ve Termal Turizmi
v
Su sporlar
43) YOZGAT İLİ
BİR GÜNLÜK KONAKLAMALI TUR PROGRAMI
BİRİNCİ GÜN ;
-
Çamlık Galata
Otele varış ve odalara yerleşme.
-
08.00 – 09.00
Sabah Kahvaltısı
-
09.00 Kahvaltı
Bitimi ve Otelden Ayrılış,
-
Tarihi Saat
Kulesi -Askerlik Şubesi Meydan Turu Foto
Safari,
-
Tarihi Nizamoğlu
Konağı (Müze)
-
Tarihi Çapanoğlu
Camii (Foto Safari)
-
Öğlen Yemeği
-
Tarihi Yozgat
Lisesi Ziyareti – Foto safari,
-
Kent Park
Yürüyüşü Foto Safari,
-
Hayri İnal
Konağında beş çayı,
-
Osman Bağdadi
Türbesini Ziyaret Foto Safari,
-
Otele Transfer
yerleşme ve Akşam Yemeği Müzik Eğlence.
AKŞAM YEMEĞİ MENÜ:
Çorba + Tesdi Kebabı + Salata + Tatlı + İçecekler ve
Müzik Eğlence.
İKİNCİ GÜN ;
-
Açık Büfe
Kahvaltı,
-
Sorgun
Panoramik Şehir Turu Foto Safari,
-
Kerkenes
Harabeleri Antik Kenti ziyaret –Foto Safari,
-
Sorgun Sultan
Sofrası Büyük Termal Tesislerde Dinlenme Öğle
Yemeği bir saatlik serbest zaman,
-
Tesisten
Hareket ve Alişar Höyüğü Ziyareti Foto safari,
-
Sarıkaya
İlçesi, Termal Tarihi Roma Hamamı Ziyareti ve
Foto Safari,
-
Mehmetoğulları
Termal Tesise varış,
-
Tesise Varış
yerleşme ve dinlenme.
-
Akşam yemeği -
müzik eğlence, termal havuzlarda ve tesisin
diğer bölümlerinde serbest zaman.
Bir sonraki
Gün Kapadokya turu başlangıcı |
|
44) YOZGAT’TA
YAPMADAN DÖNME;
|
YOZGAT’A GELİNCE
v Yozgat
Milli Çamlık Parkı içerisinde çam havası
ortamında konaklamadan,
v Çamlık
Parkında bol oksijen ve doğal memba suyu ile
piknik yapmadan,
v Çamlık
Milli Parkında trekking yaparak stres
atmadan,
v Çapanoğlu
Camisinin ihtişamını görmeden,
v Başçavuş
camisinin iç mimari özelliklerini foto
safari yapmadan,
v Hayri İnal
konağında Yozgat yöresel yemeklerini otantik
mekânlarda tatmadan,
v Şebek
Pınarı yaylasında zirve yapmadan,
v
Akdağmadeni ilçesinde geçmiş uygarlıklara
ait mimari değerlerin inceliklerini
anlamadan,
v Çandır ve
Çayıralan Kümbetlerindeki Selçuklu
mimarisinin zarafetini yaşamadan,
v Osmanpaşa
Emirci Sultan Türbesinde manevi ortamı
tatmadan,
v Kara Bıyık
Köprüsünde Osmanlı mimarisinin kültürünü
anlamadan,
v Sorgun,
Sarıkaya, Boğazlıyan ve Yerköy
kaplıcalarında sağlık ve termal turizm
keyfine varmadan,
v Dünya
mirası Kazankaya Kanyonunda trekking ve
rafting yaparak macera turizminin keyfini
yaşamadan,
v Roma
hamamlarında geçmiş dönemlerin mitolojik
termal öykülerini anlamadan,
v Kerkenes,
Büyüknefes (Tavium) Yenifakılı Damlalı
Yeraltı Kompleksleri, Antik kentlerinde
yaşayan uygarlıkların izlerini görmeden,
DÖNME
!
|
43) DÖRT
DÖRTLÜK ÖNERİLER;
|
DÖRT
DÖRTLÜK ÖNERİLER;
v
Yöresel Yozgat parmak çöreğini tatmalısınız.
v
Çamlık Milli Parkına çıkarak, şehir
merkezinde tarihi konakları ve camileri
ziyaret ederek foto safari yapmalısınız.
v
Şehir merkezinde hediyelik eşya reyonlarında
gezerek Yozgat esnafının sevecen ve
misafirperverliğini alışverişte de
yaşamalısınız.
v
Yozgat lokantalarında testi kırarak testi
kebabının tadına varmalısınız.
v
Yozgat’ın mikro klima özeliğine sahip
havasında en az bir gece konaklayarak,
gençleşmenin zindeliğini anlamalısınız.
v
Müzeciliğin gizemli dünyasını Yozgat’ta
Yozgat Müzesinde (Nizamoğlu Konağı) yaşamak
her gezgin için bir ayrıcalıktır.
v
Yozgat Çamlığından, Erciyes’i gözlemleyerek
Armağan yurdunda, Kaptanıderya Karamustafa
Paşa(Divanlı)köyünde nostalji turu
yapabilirsiniz. |
|
|
44) YOZGAT’ A
NASIL GİDELİM;(ŞEHİRLERARASI ULAŞIMI)
A - Karayolu
|
v
Ses
Turizm |
Rezervasyon |
0354
217 3848 |
|
v
Gülen
Turizm |
Rezervasyon |
0354
212 77 22 |
|
v
Metro
Turizm |
Rezervasyon |
0354
217 92 66 |
|
v
Tutku
Turizm |
Rezervasyon |
0354
217 60 60 |
|
|
B - Demiryolu
|
İşletme Müessese Adı |
Çalışma Saatleri |
|
|
Yerköy
DDY İstasyonu Gişe |
07.00
– 17.00 21.00 – 07.00 |
Rezervasyon |
(354)
516 19 19 |
|
Şefaatli DDY Gişe |
07.30
– 17.00 |
|
(352)
564 11 72 |
|
|
C - Yozgat’a
Nasıl Gidelim (Seyahat Acentelerimiz)
| |
İlçesi |
Adı |
Sınıf |
Adres |
Tel |
|
1 |
Merkez |
Çavuşoğlu
Turizm Seyahat Acentası |
A |
Lise Cad.N0:
59/Yozgat |
3542129193
3542122221 |
|
2 |
Merkez |
66 Ferhat
Turizm Seyahat Acentası |
A |
Meydan Yeri
Saat Kulesi Karşısı Eser İş Hanı |
3542125333 |
|
3 |
Merkez |
Navigatour
Seyahat Acentası |
A |
İstanbulluoğluMah. Nurdoğdu Apt.ABlok Kat 2 |
|
|
4 |
Sorgun |
Unpa Turizm
Seyahat Acentası |
A |
BahçelievlerMah. Cum. Cad. Halisbabaİşh.
Kat:2 No:9 |
3544151490 |
|
5 |
Sorgun |
Uhuvet Turizm
Seyahat Acentası |
A |
BahçelievlerMh. Atatürk Bul. Uğur Apt.B.
Blok Bürolar Kısmı |
3544151185
3544151259 |
|
|
D - Yozgat’ta
Nasıl Gezelim;(Şehir İçi Ulaşım)
|
* Belediye Halk Otobüsleri, |
Rezervasyon |
|
|
* Şehir İçi Dolmuş Minibüsler |
Rezervasyon |
|
|
* Şehir İçi Taksiler |
Rezervasyon |
|
|
* Şehir İçi Dolmuş Taksiler |
Rezervasyon |
|
|
|
45 - YOZGAT’
TA ŞEHİR TURU;
1.
Çamlık Milli
Parkı ve Kent Ormanı Piknik Alanı Trekking, Eko,
Ornitoloji, Botanik, Foto Safari Jeep Safari,
Bisiklet Turları.)
2.
Saat Kulesi
Cumhuriyet Meydanı Vali Konağı
3.
Çapanoğlu
Camii, Hamidiye Büyük Camii Saatli Çeçme (Kültür
Turizmi, İnanç Turizmi, Foto Safari)
4.
Kilise
Halıcılık Okulu (Fatih Camii) (Kültür Turizmi, İnanç
Turizmi, Foto Safari)
5.
Hayri İnal
Konağı (Kültür Turizmi, Foto Safari)
6.
Nizamoğlu
Konağı Müze (Kültür Turizmi, İnanç Turizmi, Foto
Safari)
7.
Karslıoğlu
Konağı (Kültür Turizmi, Foto Safari)
8.
Başçavuş
Camii (Kültür Turizmi, İnanç Turizmi, Foto Safari
9.
Çarşı Hamamı
(Kültür Turizmi-Foto Safari )
10.
Askerlik
Şubesi (Kültür Turizmi, Foto Safari)
11.
Şeyh Nejdi
Mescidi (Kültür Turizmi, İnanç Turizmi, Foto Safari)
12.
Miralay
Şerifbey Konağı (Sakarya İlkokulu) (Kültür Turizmi,
Foto Safari)
(Kültür
Turizmi, Foto Safari)
13.
Cumhuriyet
İlkokulu(Bozok Üniversitesi Rektörlük Binası)
(Kültür Turizmi-Foto Safari )
14.
Kazım Dönmez
Evi (Kültür Turizmi-Foto Safari )
15.
Lise Binası
(Kültür Turizmi-Foto Safari )
16.
Osmanpaşa
Emirce Sultan Camii ve Türbesi (Kültür- İnanç
Turizmi, Foto Safari)
17.
Cevheri Ali
Efendi Camii (Kültür -İnanç Turizmi-Foto Camii
18.
Nakipzade
Camii (Kültür Turizmi-İnanç Turizmi-Foto Safari )
19.
Musa Efendi
Camii (Kültür Turizmi-İnanç Turizmi-Foto Safari )
20.
Muteber
Divanoğlu Konağı (Kültür Turizmi- Foto Safari )
21.
Kayyumzade
Camii (Kültür Turizmi-İnanç Turizmi-Foto Safari )
22.
Şeyh H.Ahmet
Efendi Camii Çeşmesi (Kültür Turizmi-Foto Safari )
23.
Tol Çarşı
(Kültür Turizmi-Foto Safari )
24.
Askeri
Mühimmat Deposu (Kültür Turizmi-Foto Safari )
25.
Kent Parkı
46 - YOZGAT’TA
KÖY TURU;
v
Köseyusuflu
Köyü
v
Divanlı Köyü
v
Büyüknefes
v
İlimiz, Sorgun
İlçesi Şahmuratlı Köyünde Bulunan “Kerkenes
Harabeleri” |
|
Yozgat’ta
Nerde Ne Yiyelim;
|
YOZGAT
MERKEZ LEZZET NOKTALARI |
|
Kent
Park Sosyal
Tesisleri |
Yöresel Yemek Çeşitleri ve Türk Mutfağının
Tüm Lezzetleri |
Rezervasyon |
035421244 82 |
|
Kule
Restaurant |
Yöresel Yemek Çeşitleri ve Türk Mutfağının
Tüm Lezzetleri |
Rezervasyon |
0354
212 90 41
0 354
212 94 83 |
|
66
Kebap Salonu ve
Restaurant |
Yöresel Yemek Çeşitleri ve Türk Mutfağının
Tüm Lezzetleri |
Rezervasyon |
0354
212 16 41 |
|
Hacıbaba Kebap Salonu
ve
Restaurant |
Yöresel Yemek Çeşitleri ve Türk Mutfağının
Tüm Lezzetleri |
Rezervasyon |
0354
217 35 90 |
|
Arzum
Restaurant |
Yöresel Yemek Çeşitleri ve Türk Mutfağının
Tüm Lezzetleri |
Rezervasyon |
0354
212 46 23 |
|
Yöre
Türk Mutfağı |
Yöresel Yemek Çeşitleri ve Türk Mutfağının
Tüm Lezzetleri |
Rezervasyon |
|
|
Şelale
Restaurant |
Yöresel Yemek Çeşitleri ve Türk Mutfağının
Tüm Lezzetleri |
Rezervasyon |
0354
217 94 74 |
|
Yimpaş
Restaurant |
Yöresel Yemek Çeşitleri ve Türk Mutfağının
Tüm Lezzetleri |
Rezervasyon |
0354
217 87 00 |
|
Star
Parmak Çörek |
Yöresel Parmak Çörek ve Pide Çeşitleri |
Rezervasyon |
0354
217 19 24 |
|
Tauna
Simit Puaça Dünyası |
|
Rezervasyon |
0354
217 18 19 |
|
Terminal Pastanesi |
|
Rezervasyon |
0354
212 20 49 |
|
Simit
Sarayı |
Simit
Dünyasının Tüm Çeşitleri |
Rezervasyon |
|
|
|
47 - YOZGAT
YOL ÜSTÜ LEZZET DURAKLARI;
|
Tesis
Adı |
Tesis
Adresi |
|
|
Coşkun
Dinlenme Tesisleri |
Yozgat-Sorgun Ana Tur Güzergâhı 13.km |
Rezervasyon |
03542236026 |
|
Palmiye Dinlenme Tesisleri |
Yozgat-Sorgun Ana Tur Güzergâhı 25.km |
Rezervasyon |
03544359045 |
|
Ardıçlar Dinlenme Tesisleri |
Saraykent-Doğankent Yol Güzergahı60.km.km. |
Rezervasyon |
03544456249 |
48
- YOZGAT’A KONAKLAMA;
|
v
Grand
Eser Otel **** (Merkez) |
Rezervasyon |
0354
212 26 26 |
|
v
Galat
Çamlık Otel *** (Merkez) |
Rezervasyon |
0354
217 53 00 |
|
v
Yılmaz
Oteli ** (Merkez) |
Rezervasyon |
0354
212 11 07 |
|
v
Yimpaş
Otel *** (Merkez ) |
Rezervasyon |
0354
223 63 11 |
|
v
Büyük
Termal Otel ***** (Sorgun Y.Bi) |
Rezervasyon |
0354
415 60 66 |
|
v
Mehmetoğulları Otel *** (Sarıkaya) |
Rezervasyon |
0354
772 31 72 |
49
- YOZGAT’TA NEREDEN NE ALMALI;
|
Müzik
Aletleri Enstrüman Galerisi.
|
Rezervasyon |
0354
217 14 81 |
|
Star
Parmak Çörek |
Rezervasyon |
0354
217 19 24 |
|
Saygı
Boncuk |
Rezervasyon |
0354
212 04 44 |
|
Hediye
Denizi |
Rezervasyon |
0354
217 03 01 |
|
İsar
Gümüş Hediyelik Eşya |
Rezervasyon |
0354
2129406 |
|
Güven
Gümüş |
Rezervasyon |
0354
212 36 38 |
|
Güven
Saat Hediye |
Rezervasyon |
0354
212 57 18 |
|
Mert
Gümüş |
Rezervasyon |
0354
212 50 09 |
|
|
50-
AKDAĞMADENİ ‘NDE ŞEHİR TURU;
v
Askerlik
Şubesi (Kültür Turizmi-Foto Safari )
v
Kilise Camii
(Kültür Turizmi-İnanç Turizmi-Foto Safari )
v
Kilise
(Kültür Turizmi-İnanç Turizmi- Foto Safari )
v
Hamdi Tüzün
Dükkânları (Kültür Turizmi-Foto Safari )
v
Pratik Kız
Sanat Okulu (Kültür Turizmi-Foto Safari )
v
Endüstri
Meslek Lisesi (Kültür Turizmi-Foto Safari )
v
Küpçüoğlu
Konağı (Sağlık Ocağı ) (Kültür Turizmi-Foto Safari )
v
PTT Binası
(Kültür Turizmi-Foto Safari )
v
Ziraat Bankası
(Kültür Turizmi-Foto Safari )
v
Yukarı Mahalle
Kilisesi (Kültür Turizmi-İnanç Turizmi-Foto Safari )
v
Ortaokul
(Kültür Turizmi-Foto Safari )
51
- AKDAĞMADENİ KÖY TURU;
v
Muşallim
Kalesi Köyü Büyük mahalle Camii, Hacı Yahya Çeşmesi,
Köyü Ali Şir Zaviyesi (Kültür Turizmi-İnanç
Turizmi-Foto Safari )
v
Karapir
Köyü Kilisesi (Kültür Turizmi-İnanç Turizmi-Foto
Safari )
v
Bulgurlu Köyü
Türbesi (Kültür Turizmi-İnanç Turizmi-Foto Safari
52 –
İLÇELERİMİZ ;
1-
AKDAĞMADENİ
2- AYDINCIK
3-
BOĞAZLIYAN
4- ÇANDIR
5- ÇAYIRALAN
6- ÇEKEREK
7- KADIŞEHRİ
8- SARAYKENT
9- SARIKAYA
10- SORGUN
11- ŞEFAATLİ
12- YERKÖY
13- YENİFAKILI |
|
İlimizin, İlçelerimize Olan Uzaklık Mesafelerini
Gösterir Tablo
 |
 |
|
YOZGAT ŞEHİR PLANI |
|
 |
|
YOZGAT İL HARİTASI |
|
|
|
|
|
Hazırlayan:
Tayip
ALTINOK
İl
Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Teknisyen |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|